Aydın Osmaniye Gazetesi

HAYAT İLE ÖLÜM ARASINDAKİ ÇİZGİ

Ali SARIKAYA

30Temmuz2015, 23:22

Ali SARIKAYA

             Dünyada en kıymetli şey hayattır. Kainattaki bütün sistemler hayat merkezi etrafında dönmektedir. Allah’ın Esma-i Hüsnasının en parlak aynası hayattır. Hayat olmazsa her şey ölüdür. Cansız ve camittir. Allah’ın nazarında da hayat çok kıymetlidir. Onun için ruhun ölmezliği söz konusudur. Allah’ın mahluku olmasına rağmen ruhun ölümsüzlüğü vardır. Çünkü hayatın temel taşıdır.
            İmtihanın vesilesi hayattır. Hayatın saf ve temiz hale gelmesi ise iman ve ibadet ile olmaktadır. Nasıl altını topraktan ayırıp saf altın haline getirmek için fırına atıp saflaştırmak icap ediyorsa, hayatı da iman ile hayatlandırıp, farzları yerine getirmek suretiyle süsleyip, günahlardan çekinip sakınmak suretiyle de korumak gerekmektedir. İşte o zaman hayat kıymetli hale gelmektedir.
            Hayatı veren Allah, hayattan beklediği şeyler vardır. Şu vücut libasını giymek suretiyle bütün esma-i hüsnasına aynalık edecek hale gelmektedir. Mesela hastalanan cesettir. Şifa da cesede gelmektedir. Cesedi olmayan varlıklar bunu bilmezler ve hissetmezler. Hastalığı veren ismi (Mariz) ancak cesette tecelli etmektedir. Yine şifayı veren ismi (Şafi) cesette tecelli etmektedir. Cinler bizim gibi sorumlu olmakla birlikte cesetleri olmadığı için Allah’ın bazı isimlerine aynalık edememektedir. Allah’ın isimlerine tam olarak aynalık edecek ise insandır. İnsanda bütün esma-i hüsnanın tecellileri vardır. Onun için Allah’ın nazarında insan çok kıymetlidir.
            Diri olmaktan maksat sadece ruhun bedende devam etmesinden ibaret değildir. Bedenin organlarının sağlıklı şekilde devam etmesi bir sağlık belirtisi ise, ruhun organlarının da, yani duyguların ve hislerin de sağlıklı şekilde devam etmesi gerekmektedir. Bunlar da iman, ibadet ve ahlaki değerlerle mümkün olmaktadır. Âkif bunu ne güzel ifade etmiştir. “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür, İmansız paslı yürek sinede yüktür.” Allah da Kur’an’da “İşte onlar iman edip gönülleri Allah’ı zikretmekle, O’nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur." (Ra’d Suresi 28) “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk Suresi 67/2)
            Ölüm de Allah’ın ölümü yaratan sıfatının tecellisidir. Ölüm de Allah’ın mahlukudur. Kulun vazifesi yaratanına itaat etmektir. Ölüm zor bir hadisedir. Ancak itaatten başka çıkar yol da yoktur. Sızlanmak, isyan etmek çözüm değildir. Hayat, bir çok esma-i hüsnaya aynalık ettiği gibi ölüm de bir çok esmaya aynalık etmektedir. Her ikisi de Allah’ın muhafazası altındadır. Azrail’in (a.s.) bir görevi de ruhları kıyamete kadar muhafaza etmektir. Yani her türlü Allah’ın koruması altındayız.
            Yunus gibi demek lazım. “Hoştur bana senden gelen, Ya gonca gül, yahut diken. Ya hayattır, yahut kefen Narın da hoş, nurun da hoş”
ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 538 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU