Aydın Osmaniye Gazetesi

AHİRZAMAN FİTNELERİNDEN YE’CÜC VE ME’CÜC

Ali SARIKAYA

03Temmuz2015, 14:22

Ali SARIKAYA

         Özellikle Müslümanların yaşadığı coğrafyaya baktıkça fitne ve fesadın haddi hesabı olmadığı görülmektedir. Hristiyan ve Yahudilerin yaşadıkları bölgelerde Müslümanlara göre çok daha rahat yaşamaktadırlar. Müslümanlar bu kadar zulme maruz kalmayı hangi hatalarına binaen kadere fetva verdirdiler de dünyaları başlarına yıkılıyor?

         Ahir zaman olayları içinde önemli bir kısmı Ye’cüc ve Me’cüc olarak ifade edilen olaylar teşkil etmektedir. Kur’an ve Hadis-i Şeriflerde bunlardan bahsedilmektedir. Kehf Suresi 93 ve 94. Ayetlerinde şöyle bahsedilmektedir:

“Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.”

“Ey Zülkarneyn!” dediler, “Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?”

Ayetlerde de ifade edildiği gibi bunlar söz anlamayan, kural tanımayan bir topluluk olacak. Fitne ve bozgunculuk yapacaklar. En büyük şiarları öldürmek olacak.

Benzer özelliklerini Hadis-i Şerifler de açıklamaktadır. " ..... Ye'eüc ve Me'cüc çıkarlar ve her tepeden saldırırlar, memleketleri çiğnerler ve her önüne geleni mahvederler. İçilecek her şeyi de içerler. İnsanlar durumdan bana şikayette bulunurlar. Ben de dua ederim. Allah da onları helak eder. Adeta yer yüzü kötü kokuya bulanır. Sonra Allah yağmur yağdırır, hasıl olan seller onların cesetlerini denize kadar sürükler .... " Müsnedu Ahmed, I. 375, III. 77.

Yukarıdaki açıklamalara bakıldığında bu şablon bugünkü teröristlere tam olarak oturmuyor mu? Bu konuda Said Nursi’nin harika bir sosyolojik tahlili var:

“Evet, ihtilâl-i Fransevîde hürriyetperverlik tohumuyla ve aşılamasıyla sosyalistlik türedi, tevellüd etti. Ve sosyalistlik ise bir kısım mukaddesatı tahrip ettiğinden, aşıladığı fikir, bilâhare bolşevikliğe inkılâp etti. Ve bolşeviklik dahi çok mukaddesat-ı ahlâkiye ve kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan, elbette, ektikleri tohumlar hiçbir kayıt ve hürmet tanımayan anarşistlik mahsulünü verecek. Çünkü kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet, o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir; daha siyasetle idare edilmez. Ve anarşistlik fikrinin tam yeri ise, hem mazlum kalabalıklı, hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak. Ve o şeraite muvafık insanlar ise, Çin-i Maçin’de kırk günlük bir mesafede yapılan ve Acaib-i Seb’a-i âlemden birisi bulunan Sedd-i Çinînin binasına sebebiyet veren Mançur ve Moğol ve bir kısım Kırgız kabileleridir ki, Kur’ân’ın mücmel haberini tefsir eden Zât-ı Ahmediye (Aleyhissalâtü Vesselâm) mucizâne ve muhakkikane haber vermiş.” (Şualar, Sayfa 508)

Kıyamet Alametlerinden Ye’cüc ve Me’cüc adlı kitabımızda bu konuda şunları söylemişiz:

         “Bütün insanlığı fesat ve tahribi ile titretecek olan bu topluluklar, herhangi bir milletin ahalisi olmaktan ziyade, fesat ve tahrip ortak paydası üzerinde buluşan, her milletin içerisinde var olabilecek anarşistlerdir.  Çünkü, Ye’cüc ve Me’cüc kelimeleri birer isim olmayıp, bu iki taifenin özelliklerini ifade etmektedirler.  Onların özellikleri ise, âyette “fesat” ve “tahrip” olarak ifade edilmiştir.

         “Her milletin içerisinde bu özellikleri taşıyan fertler olabilir. Bunun anlamı şudur: Kıyâmete yakın dinsizlik ve nifak aşırı derecede güçlenecek, inançsızlık ve  kuralsızlık birçok insanın kuralı haline gelecektir.  Öyleleri, öldürmekten çekinmeyecektir. Ayrıca, bir hiç uğruna insanlar öldürülecektir. Savaşlarda bile, savaşa fiilen katılmayan kadınlar, çocuklar, din adamları gibi insanlara dokunulmazken, anarşi, kadın erkek demeden, çocuk yaşlı demeden, asker sivil demeden sadece öldürecektir. Yılanın zehirlemekten zevk alması gibi, tahrip ve öldürmek onun işi haline gelecektir. “Kıyâmete yakın yine anarşistlik gibi bir fikirle medeniyet-i beşeriyeyi zîr ü zeber (yerle bir) edecekleri rivâyetlerde vardır.”  (Ali Sarıkaya, Kıyamet Alametlerinden Ye’cüc ve Me’cüc, Yeni Asya Yayınları)

         Daha geniş bilgi için adı geçen kitaba müracaat edilmelidir.

         Bir Ramazan atmosferinde böyle bir yazı yazmayı istemezdim, ancak etrafımızda olup bitenler beni zorladı. Okuyucuların bağışlayacağını umarım.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 522 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU