Aydın Osmaniye Gazetesi

MİRAC

Ali SARIKAYA

14Mayıs2015, 23:35

Ali SARIKAYA

“Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.” (İsrâ Sûresi: 1)

         Mirac hadisesi, dünyada bir başka benzeri olmayan muhteşem bir hadisedir. 

Büyük bir sultan, haşmetinin büyüklüğünü göstermek, sultanlık haysiyetiyle herkesi ilgilendiren emirlerini o unvanla tebliğ etmek, o geniş mülkündeki saltanatına ait harikaları elçisine göstermek, elçisinin, saltanatının ihtişamını duyguları ile görüp hissetmesi için onu  huzuruna çağırıp bütün bunları ona göstermesi hadisesidir.

         Allah, kuluna şah damarından daha yakındır. Böyle olduğu halde bu kadar uzun bir yolu gezdirip bunları göstermesine neden ihtiyaç oldu? Her veli kulunun kalbinde hissettiği gibi peygamberine de hissettirebilirdi.

         Kainatın efendisi Peygamberimiz, insanların ve cinlerin peygamberi, yaratılmışların en üstünüdür. Onun bu yüce şanını bütün kainata ve meleklere göstermek önemli bir hadise idi. Bunu yapmak için böyle muhteşem bir gösteri düzenlemek, onun kainattaki itibarını ilan açısından önemlidir. Onun büyüklüğünün bütün mahlukata ilan edilmesi hadisesidir.

         Evet, Allah kuluna şah damarından daha yakındır. Ancak kulu ona uzaktır. Nasıl ki, güneş ışığı ile ısısı ile bize çok yakındır. Bizim gözümüzü ve gönlümüzü aydınlatır. Bize bizden daha yakındır denilebilir. Ancak biz ona çok uzağız. Onunla yüz yüze bir sohbet gerçekleştirmek için Ay kadar büyüyüp bir o kadar  yükseldikten sonra ancak onunla doğrudan doğruya görüşmek mümkün olabilir.

         Güneşin haşmetini anlamak için ona doğru böyle bir seyahatin yapılması lazımdır.  Yerden bakarak çıplak gözle onun hakkında elde edeceğimiz bilgiler çok sınırlı olacaktır.

         Peygamberimiz (a.s.m.) mirac ile böyle bir seyahati gerçekleştirmiştir. Onun saltanatının büyüklüğünü gözle görmüştür. Gayb âlemlerini bizzat görerek onlar hakkında ümmetini en geniş ve doğru bir şekilde bilgilendirmiştir.

         Gitmiş olduğu bu yolu da ümmetine açık bırakmıştır. Her mü’min namaz ile böyle bir seyahate çıkmaya namzettir. Herkes takvasına göre bu merdivenin basamaklarını tırmanacaktır. Namazdaki secde hali o miracın bir gölgesidir. Gidebilecek gücü olana yol açıktır. Beden olmasa bile manen ve ruhen bunu yapabilir.

         Allah’ın, umuma ait emirlerini, umumu ilgilendirecek tarzda muhteşem bir törenle elçisine iletmesidir miraç. Bütün varlıkların efendisi olan Peygamberimizi (a.s.m.) böyle muhteşem bir törenle yüceltmiş, hem onun büyüklüğünü, hem varlıklar arasındaki yerinin büyüklüğünü, kendisine tebliğ edilen emirlerin ne kadar önemli olduğunu ifade etmiştir.

         Peygamberimizi (a.s.m.) Mescid-i Haram’dan alıp Mescid-i Aksa’ya getirmiş, bütün peygamberlerle görüştürmüş, onların tebliğ ettiği hakikatlerin mirascısı olduğunu göstermiş, onlara imam etmiş, sonra saltanatının büyüklüğünü göstermek üzere yola devam ettirmiştir.

         Böyle muhteşem bir tören ancak bu kadar önemli birine yapılır.

O da zaten Allah’ın en önemli kulu ve resulü değil mi? Bu tören de bunu ifade etmiyor mu?

Felekleri ve melekleri kendisine mest eden o şanlı nebinin şefaatine nail olmayı bizlere nasip eyle Allah’ım! Miraç kandiliniz mübarek olsun.

         ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 558 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU