Aydın Osmaniye Gazetesi

KISASIN DİNİ HÜKMÜ

Ali SARIKAYA

02Nisan2015, 21:19

Ali SARIKAYA

          Kısas kelimesi, sözlük anlamı itibariyle bir suç işleyenin aynı şekilde cezalandırılması anlamında kullanılmaktadır. Öldürme veya yaralama durumunda suçlu olana aynı şeyin yapılmasıdır.

Terim olarak ise, suçsuz yere adam öldürene veya yaralayana dinin kısasla ilgili hükümlerinin tatbik etmesidir. Kur’an-ı Kerim’de gayet açık ve net bir şekilde bununla ilgili hükümler açıklanmıştır.

“Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır. (Nisâ Sûresi, 93)

         “Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır. (Bakara Suresi, 178)

         Yukarıdaki ayette de görüldüğü üzere, kısas hükümlerinin uygulanması Kur’an’a göre farz bir vazifedir. Uygulamanın şekli ise fıkıh kitaplarında geniş bir şekilde açıklanmıştır.

         Bir müminin bir başka mümini kasten, planlayarak öldürmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Şayet böyle bir cinayeti, bir hezeyanı bir mümin işleyecek olursa, yukarıdaki Nisa Suresi 93. Ayeti bunun manevi cezasını açıklamaktadır.

         Dünyevi hukuku ise Bakara Suresinin yukarıda meali verilen 178. Ayeti hukuki hükmünü açıklamaktadır. Kasten, planlayarak adam öldürene kısas hükümlerinin uygulanması gerektiği açıklanmaktadır.

 “Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır. Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir). (Nisâ Sûresi, 92)

“Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.” (Maide Suresi, 32)

         “Eğer sema ehli ile yer ehli birleşip bir müminin öldürülmesinde ortaklık yapsalardı, Hz. Allah hepsini yüzüstü olarak cehenneme atardı.”(Camiussağîr, 490)

         “Dünyanın yerinden oynaması - Allah'ın nezdinde müslüman bir kimsenin öldürülmesinden daha hafifdir.”(Camiussağîr, 489)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 700 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU