Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

NASIL KONUŞMALI?

Ali SARIKAYA

06Şubat2015, 10:30

Ali SARIKAYA

          Yukarıdaki başlığı gören kimsenin ilk aklına gelecek şey, canım birbirimizi anlayacak şekilde konuşmalıyız olacaktır. Doğrusu da odur. Fakat gerçek hayatta bu böyle olmuyor. Kimisi fısıldayarak, kimisi karnından, kimisi yüksek perdeden, kimisi avazı çıktığı kadar bağırarak konuşuyor. Karşıdakinin ne anladığı, ne kadar anladığı hiç dikkate alınmıyor. Konuşan için kendi içinden geçenleri seslendirmesi önem arz ediyor. Karşılıklı anlaşmaktan çok bağrışmak önemli oluyor.

         Tabi bu arada maksat güme gidiyor. Sadece yükselen ses tonu kulaklarda kalıyor.

         Bu konuda yaşanmış ibretlik bir hadise aktaralım. Yıl 1967. Van ilinde üstat Bediuzzaman adına mevlit düzenleniyor. Mevlidin bitiminden sonra da tutuklamalar başlıyor. Tutuklananlar arasında adı “Bağır” olan ve hacca da gittiği için halk arasında Hacı Bağır olarak bilinen bir muhterem zat da var. Bu zat mahkemeye çıkarılıyor ve kimlik tespiti yapılacak. Hakim soruyor: Adın ne? Zat-ı muhterem cevap veriyor: Bağır efendim. Hakim adamın işitmesinde bir sıkıntı olduğu şeklinde anlıyor ve sesini biraz yükseltiyor. Cevap yine Bağır efendim oluyor. Hakim sesini biraz daha yükseltiyor. Adamdan yine aynı cevap. Adamın adının Bağır olduğu anlaşılıncaya kadar epeyce yüksek perdeden bağrışmalar devam ediyor.

         İki kişi birbirlerine yüksek perdeden konuşmaya başladıklarında, ses tonunun yüksekliği nispetinde gönüllerde uzaklaşmalar olmaya başlıyor. Çünkü yüksek perdeden konuşmak saygısızlık olarak kabul ediliyor. Allah kullarını bu davranışlarından dolayı nasıl uyarıyor:

“Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

“Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.

“Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

“(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.

“Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Hucurat Suresi 49/1-5)

         Yüksek perdeden konuşmak gönülleri birbirinden uzaklaştırıyor. Birbirinden uzaklaşan insanlar, seslerini duyurabilmek için bağırmaya, seslerini daha da yükseltmeye başlıyorlar. Sesleri yükseldikçe de birbirinden uzaklaşmaya devam ediyorlar.

“Turfanda mevzûlar durur karşıda..

Harcamalı, ama hangi çarşıda?

Âleme ibretlik işte bir kalem:

Haykırsam nereye yetişir na’lem? (Mikail Yaprak)

Şu ayeti tekrar hatırlamakta fayda vardır. “(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.” (Hucurat Suresi 49/4)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 584 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU