Aydın Osmaniye Gazetesi

YEMEK VE RENK TARİFLERİ…

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

29Ocak2015, 11:23

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

Hayır hayır bu böyle olmuyor.

Kamuoyunun dikkatini çekmek ve soruna çözüm bulmak adına uyarıcı başlıklar atarak yazılar yazmamıza rağmen olmuyor.

Osmaniye sahipsiz mi serisine son veriyorum.

Sen yürüyüş parkuru rezaleti demişsin.

Karaçay Deresi’nin bilmem neyi demişsin.

Trafik çilesi demişsin, Kastabala’nın hüznü demişsin.

Daha da durulamamış Osmaniye ana yollarının kiri, pası bilmem nesi demişsin.

Hava kirliliği diyecek olmuşsun.

Fakirliği, Şırnakla baş çekmesi demişsin.

Haykırmışsın, feryat edip masum insanları, olayın tarafı bürokrasiyi, yerel yönetimleri duyarlı olmaya, bilinçlendirmeye çalışmışsın.

Heyhat…

Ne bir ilgi, ne bir tepki.

Ne okuyucudan ne de bürokrasiden.

Gelen tek tepki: “Abi belediye başkanlığına aday mısın” olmuş…

Ne diyelim.

Sözün bittiği yerdeyiz.

Söyleyecek söz kalmadığına göre.

Vazgeçeyim bunları gündeme taşımaktan diyorum.

Magazin yazayım, spor yazayım ve de siyaset.

Yemeği falanla yedim diyen siyasetçi için: “Yarasın vekilim, sen yemesen bizim boğazımızdan aşmıyor” diyeyim diyorum.

Ya da sosyal ağa feyse (face) ya da diğerlerine ekletip kendimi baş tacı yaptırayım diyorum.

Maranki’den diyet tarifleri, Erman Hoca’dan salatalık ve cacık cinsleri yazayım diyorum.

Öyle yapanların daha çok okunduğunu ve gündem olduğunu görüyorum ve kahroluyorum.

Ama ben böyle bir adam değilim.

Yalan yazamam, boş da yazmak istemem.

Yalaka aydınları sayesinde beceriksizliği baş tacı yapan bir ülke oluşturma çabasına hiç girmedim ve giremem.

Hele yalakalığın terfi ettirdiği insanlardan hiç olmadım ve olamam.

Makam mevki arzumuz olsaydı başarıyla yürüttüğümüz kamu müdürlüğünü kendi isteğimizle iade etmez yapışırdık.

Bu yola çıkarken irademizi kullanıp çıkmıştık.

Ancak artık irade halkımızda.

Memlekete dönerken daha farklı ummuş, ümit etmiştim şüphesiz.

Bazı şeyleri birilikte değiştirebiliriz, değiştiremesek de en azından birlikte seslendirebiliriz diye düşünmüştüm.

Heyhaaatt…

Tam bir hayal kırıklığı içerisindeyim.

Defalarca kullandığım gelecekte de kullanmaya devam edeceğim bir kavramı üzgünüm kullanmak durumundayım…

Evet… Köre renk tarif edilmiyor.

İnsanımız yaşadığı ortamdan memnun.

Kendisine yapılan muameleden de öyle.

Her ne kadar devletin resmi kayıtları ülkenin en mutsuz insanları arasında saysa da şehrimizi…

Onları münafık kabul edebiliriz.

Çünkü ilimizin logosu “Mutlu Şehir”.

İnkar edenin yazdıkları okunmasın.

Ve de ilgi görmesin.

Belli ki bizim yazılarımız da bu kategoriye giriyor.

Giriyor ki ilgi görmüyor…

Tenezzül dahi edilmiyor yazılanlara.

Ancak…

Bu şehirde bize, yazılarımıza ne muamele uygun görülürse görülsün.

Cemal Süreyya gibiyim…

“Ne demiş uçurumda çiçek;

Yurdumsun ey uçurum”

Her halükarda yurdumsun Osmaniye’m.

Süreç nereye varırsa varsın katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Çalışacağız, çabalayacağız ve de yazacağız.

Varın siz okumayın.

Nazım Hikmetten ödünç aldığım sözlerle kırmadan dökmeden ayrılayım huzurdan.

“En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız,

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:

Henüz söylememiş olduğum sözdür.”

Mutlu haftalar dileklerimle.

Bu haber 799 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU

      NÖBETÇİ ECZANE