Aydın Osmaniye Gazetesi

OSMANİYE SAHİPSİZ Mİ – I: YÜRÜYÜŞ PARKURU SEFALETİ

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

22Aralık2014, 11:06

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

Yer: Alhanlı Mezarlığı civarı

Galericilerin önündeki yol…

Her hafta sonu haftanın yorgunluk ve yoğunlaştırmasıyla başgelmek adına Avukat dostumla şehrimizin muhtelif yerlerinde yürüyüş yapmaya çalışıyoruz.

Ama öyle zorlanıyoruz ki…

Yürüdüğümüz hemen her yer tehlike dolu.

Aman abi karşı taraftan yürüyelim de arabaları görelim…

Aman abi bu taraftan yürümeyelim arkadan gelen arabalar bindirmesin.

Aman abi tabela…

Dikkat kafayı çarpmayasın.

Her yürüyüşte bu kepazelik.

Her cuma akşamı bir telaşe: Yarın nerede yürüyelim.

Bu kez öneri benden geliyor: Bu kez arabaları askeriyenin köşeye koyalım. Tel örgüler boyunca Selimiye Mahallesi içinden geçip Güney Çevre Yoluna çıkalım. Oradan D-400’e inip tel örgüleri takiben ilk park yerimize dönelim.

Osmaniye’yi benden daha iyi bilen Avukat dostum müstehzi bir ifadeyle cevaplıyor…

Dumandan nefes alamayız sabah sabah…

Artı Selimiye diyorsun dur orada.

Anlatıyor anlatıyor.

Çaresiz yeni bir güzergah belirliyoruz.

Bu kez Alhanlı Mezarlığı civarına araçları park edip Toprakkale yolundan Toprakkaleye kadar gidip dönmeye karar veriyoruz.

Ve sabah yürüyüş için malum yere yakın park ediyoruz.

Toprakkale yolu çok zor diyor avukat dostum. Hem hal var hem de yolun bakımı.

Ve bir anda bana bir yer gösteriyor…

Buradan yürüyelim.

İnanamıyorum gördüğüm yere…

Evet bir yürüme parkuru duruyor önümüzde.

Terkedilmiş haliyle.

İçlerinde ot bitmiş şekliyle.

Bazı yerlerde taşlarını insanların çaldığı biçimiyle…

Adeta antik bir yol gibi uzanıyor önümüzde.

Devasa, kocaman bir parkur.

Muhteşem bir yol, muhteşem bir yürüyüş parkuru.

Çift yönlü.

Bir tarafı araç girecek genişlikte.

Diğer tarafı yarısı kadar.

Ve ortada refüj…

Zemin baştanbaşa parke döşenmiş.

Sıklıkla kenarlara cepler çıkartılmış.

Oralarda muhtemeldir kapalı yerler varmış yapıldığında.

Belli ki yapılırken çok para harcanmış.

Ama değmiş.

Gelişmiş ülkelerin şehirlerini gezenler bilecektir.

Şehrin belirli yerlerinde buna benzer yürüyüş parkurları vardır.

Şehir halkı orada günlük yürüyüşlerini yaparlar trafik çilesinden uzak biçimde.

Bizim şehrimizde de birilerinin bunu düşünmüş olabileceği aklıma bile gelmemişken karşımda duran parkur bana inat beni yalanlıyor…

Büyük bir mutluluk duydum önce…

Anlatıyordu yanımdaki dostum.

Şehrin içinden geçen Doğalgaz Boru Hattının korunmasını da içeren bir projeymiş.

Dönemin belediye başkanının özel gayreti, BOTAŞ’ın da desteğiyle boru hattının üzerine böyle bir parkur düşünülmüş.

Kilometrelerce süren bu parkurun diğer ucu Osmaniye Otogarında sona eriyormuş.

Muhteşem diyorum gerçekten muhteşem ve iyi düşünülmüş.

Şehrimizi yöneten insanların bu yeteneğini takdirle anıyorum.

Ve yürümeye başlıyoruz parkurda…

Gördüklerim içimi incitiyor ta derinden.

Parkur o kadar ihtiyaca karşın terk edilmiş.

Taşların içinden çıkan otlar parkurun içlerine kadar serpilmiş.

Parkurun dışlarından parkur içlerine topraklar akmış.

Etrafındaki kamışlar ve büyük otlar yer yer parkuru bizlerden gizlemiş.

Bazı yerlerde ise parkur taşları çalınmış.

Gerçekten çalınmış.

Altlarında bembeyaz parke toprakları hala durmakta.

Ama üstlerindeki taşları almışlar.

Ümit ediyorum bu şehrin insanları yapmamıştır o hırsızlığı.

Bunlara karşın parkur olabildiğince kullanışlı.

Kilometrelerce yürüyebilinecek kadar da uzun…

Bu parkurun neden terk edildiğini anlayamadığımı ısrarla vurguluyorum.

Şehrin hemen hiçbir yerinde yürüme parkuru yok.

İnsanımız 7 Ocak Stadyumuna gidiyor yürümek için.

Ama oranın etrafındaki malum soba dumanının spor yapanları, yürüyenleri ne kadar etkilediği de bilinen bir gerçek.

Peki neden o parkur hazır hale getirilip halkın hizmetine sunulmaz.

Onu falan başkan yapmıştı bana ne diyebilir misiniz.

Bu ülkenin bütçesi bu kadar hovardalığı kaldırabilir mi.

50’li yaşlara girmiş şahsım bu şehirde çok fazla hizmet görmedi.

Ama Güney ve Kuzey Çevre Yollarını her kim yapmışsa minnettarım.

İleri görüşlü ve ferasetli olmanın izleridir bunlar.

Bahsettiğim parkur için önerimdir yetkililerden.

Galericiler sitesinden Güney Çevreyoluna bağlayın bu parkuru.

Trafiğe kadar getirin ve oradan da otogara doğru yürütün.

Tamamıyla birleştirin bir ucunu diğerine.

Tarih sizi minnetle anacaktır.

Ancak çok acilde sayın yetkililer…

Mevcut parkuru temizletin ve yeniden imar edin.

Çok kısa sürecektir bu süreç.

Böylelikle hep D-400’ün üzerine yapılan yatırımlardan yolun altı da nasibini alacak ve bundan halkımız ciddi yarar görecektir.

Sayın valimize de iletmek isterim.

Yazılarımızı okumadığını düşündüğüm valimize lütfen basın yayın müdürümüz iletsin bu yazıyı.

Ve sayın valimiz bahse konu parkurun halini mutlaka görsün.

Bir ay sonra yeniden imar edilmiş ve hizmete açılmış o parkurda tekrar yürüyüş yapmayı ümit ediyorum.

Sosyal ağdan da duyuracağım sonucu.

Belki de Osmaniye’li olarak bin kişiyle o parkurda bir yürüyüş bile gerçekleştirebiliriz.

Ben varım.

Halkımız da var olacaktır.

Ve eminim yöneticilerimiz de.

Özellikle yerel yöneticilerimiz.

Esenlik dileklerimle.

Bu haber 1212 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU