Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

RAMAZAN, RAHMET AYI

Ali SARIKAYA

19Haziran2014, 20:44

Ali SARIKAYA

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara Suresi 183)

“O ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren Ve hakkı batıldan

ayıran en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi. Artık sizden kim ramazan ayının hilâlini görürse, o gün oruca başlasın. Hasta veya yolcu olan, tutamadığı günler sayısınca, başka günlerde oruç tutar. Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Oruç günlerini tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden ötürü Allah’ı tazim etmenizi ister. Şükredesiniz diye bu kolaylığı gösterir.” (Bakara Suresi 185)

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. (Tirmizi, Cihad 3, (1624))

Ramazan ayının gölgesi üzerimize düştü. Allah sağlık ve afiyetle, ona yaraşır bir kullukla geçirmeyi nasip etsin. 28 Haziran 2014 Cumartesi günü Allah nasip ederse oruçlu olunacaktır. Rahmetin bütün varlıkları kuşattığı bu ay, kullar için özel bir ticaret vaktidir. Ticaret ve memuriyet için bu dünyaya gelen insan, bu ayda harika bir kazanç elde etme imkanına sahiptir. Bire otuz bin kazanma fırsatı bu ayda saklıdır. Böylesine karlı bir ticaretten uzak durmak, kar elde etmeden geçirmek akıl karı değildir.

Günlerin uzun olması, yaz mevsimi gibi sıcak bir mevsime denk gelmesi, çalışan insanların iş imkanlarının fazlaca olduğu bir zaman diliminde olması, bir taraftan açlık, bir taraftan iş gibi yorucu meşakkatler ramazanı daha da önemli hale getiriyor. Tabi ki her nimetin bir külfeti vardır. Yaz mevsiminde, sıcakların harman olduğu bir zamanda oruç tutmak kolay olmuyor. Ancak onun meşakkati nispetinde de sevabı artıyor. Allah kullarına haksızlık yapmıyor. Zorluk nispetinde sevabını da artırıyor.

Oruç bir sabır imtihanıdır. Allah kullarını böyle bir imtihana tabi tutmakla onları sabırdan sorguluyor. Açlığa, susuzluğa ne kadar sabır gösteriyor, bu nimetler karşısında ne kadar tahammülü var onu ölçüyor. Rabbine itaat etmenin zevkini tatmasını istiyor. Hiçbir hatıra feda etmediği beslenmesini, Rabbinin rızası yolunda terk edebiliyor. Birçok maddi zevklerinden fedakarlık yapabiliyor. Bu bakımdan başka ibadetlere riya ve gösteriş girse de oruca riya giremez deniyor.

Yazın sıcağı sabır çatlatan cinsten ağır olabiliyor. Özellikle bedenen çalışanlar için bu durum biraz daha ağır hale geliyor. Ancak şöyle düşünmekte fayda var. Cehennemin ateşi bu yazın sıcağından çok daha ağırdır. Ona katlanmaktansa bu yazın sıcağına katlanmak çok daha kolaydır. Nefsin ve midenin tahammülsüzlüğünü bu şekilde bastırmak mümkün olur.

“Ramazan girip çıktığı halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün!” (Tirmizi, Daavat 110, (3539))

Hayırlı ramazanlar diliyorum. Aç ve açıkta olanların unutulmaması dileklerimle…

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 793 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU