Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

MÜSLÜMANLARIN SAMİMİYET İMTİHANI

Ali SARIKAYA

05Haziran2014, 23:20

Ali SARIKAYA

Üç ayların ikincisi Şaban ayına girmiş bulunuyoruz. Rahmet ve bereket ayı insanlığın üzerinde parlamaya devam etmektedir. Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek kılmasını istediği iki aydan birincisi olan Receb ayını geride bıraktık. Şaban ayını ise idrak ettik. Ulaşmamız için dua edilen Ramazan ise, on bir ayın sultanı, senenin hasat mevsimi olması dolayısı ile gerçekten ulaşılması hedeflenen bir rahmet ve bereket ayıdır.

Hayatın her kademesinde imtihan vardır. Ticaret ve memuriyet için bu dünyaya gelen insan, hayatın her anından ve safhasından imtihana çekilecektir. Hayatın imtihanı en zor imtihan olacaktır. Hem de alemlerin yaratıcısının huzurunda bu hesabı vermek elbette kolay olmayacaktır. Kurtuluş için onun rahmetine sığınmaktan başka bir çare yoktur. Amellerin yetersiz kaldığını her aklı başında insan bilmektedir. Bir çıkış yolu olacaksa onun rahmeti sayesinde olacaktır.

"İnsanlar helâk oldu-âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu-ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu-ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar." (Lem'alar, Sayfa 152)

İnsanlar ilim sayesinde maddi ve manevi olarak terakki ederler. Allah’tan gerçek manada korkanlar onu en iyi şekilde bilenlerdir. Onun büyüklüğünü, azametini ve haşmetini bilenler, en çok onlar korkacaktır. Ondan korkup yine onun rahmetine iltica edeceklerdir. Çünkü gidecek başka kapı olmadığını en iyi yine onlar bilmektedirler. Bu bilgi onların kurtuluş yolunda yürümelerine sebep olacaktır.

Yukarıdaki Hadis-i Şerif’te kurtuluş akçesi olabilecek şeyin ihlas ve samimiyet olduğu kademe kademe anlatılmaktadır. İşin özünün ihlas ve samimiyet olduğu açıklanmaktadır.

Cehaletin bir bataklık olduğu, girenin kurtulma ümidinin az olduğu anlaşılmaktadır. Buradaki cehaletten maksat iman bilgisinden mahrumiyettir. İman bilgisinden mahrum olan insan ya tabiat bataklığında veya maddeciliğin esaretinde boğulmaya mahkumdur. İnsanı insan edecek bilgi iman bilgisidir. Onu kainata sultan edecek, bütün kainatla dost ve barışık hale getirecektir.

Bilip de bildiği ile amel etmemek de bir risktir. Amele dönüşmeyen ilim fazla etkili olmayacaktır. Başkasına kılavuzluk etse de kendine çok fayda vermeyecektir. Onun hali mum gibidir. Etrafına ışık verse de kendisi eriyip yok olacaktır.

Kurtuluş, ihlas ve samimiyettedir.

“İbadetini ihlâs ile Ona yönelterek sadece Allah’a kulluk et. " (Zümer Sûresi, 39:2)

Sırf Allah için, onun rızası için ibadet etmek, iş yapmak, dünyevi veya uhrevi bütün işleri bu samimiyetle yerine getirmek, kurtuluşun temel taşı budur.

Ancak imtihan devam ediyor. Hiç kimse kendisini güvende görme, bu yaptıklarım beni kurtarır diye ameline güvenme hakkına sahip değildir. Şeytan vazifesine devam ediyor. Hedefinde ise ihlaslı kimseler vardır. Onlarla daha çok uğraşacaktır. Ayrılığa ve tefrikaya düşmeden ihlasla yolun sonuna ulaşmak hedeftir. Hedefi kaybetmemek elzemdir.

Allah’ım! Bizi rızana götüren asıl hedeften uzaklaştırma. Bizi rahmetinin kucağına al.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 786 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU