Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

GÜL KOKUSU GÜLDEN HABER VERİR

Ali SARIKAYA

16Mayıs2014, 08:04

Ali SARIKAYA

Mevlânâ’nın bir sözü ile başlayalım bugünkü yazımıza. Mevlânâ der ki, Gülün olmadığı yerden gül kokusu geldiğini, hiç gördün mü? Koku sana kılavuz ve rehberdir. Seni güle, ta ebedî Cennete ve Kevser ırmağına götürür. Koku, göze ilâçtır, nurunu arttırır. Yakub’un gözü, bir kokudan açıldı. Kötü koku gözü karartır. Yusuf’un kokusu ise göze nur verir. Yusuf değilsen bile Yakub ol; onun gibi matlubuna erişmek için ağla!

Hayatın içinde zaman zaman zorluklar olmakta, engeller ile karşılaşılmaktadır. Bu dikenlerin arkasında gül goncası vardır. Saadet denilen güle ulaşmak için bazen bu dikenlerin aşılması gerekmektedir. Her nimetin bir bedeli vardır. Saadet denilen büyük nimetin de meşakkatlerin arkasında mekan tuttuğu, oralarda yerleştiği göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bir meyvenin bile elde edilmesi için kış, bahar ve yazı beklemek gerekiyor. Saadet ve mutluluk bir netice ve meyve ise ona ulaşmak için de bazı meşakkatleri göze almak gerekmektedir.

Mutluluk göz ışığıdır. Ona kavuşanın gözü ve yüzü parlar. İçinin huzuru yüzüne vurur. Âlem onun gözünde hep mutlulukla hareket etmektedir. Yapraklar sevinçten kıpırdar, sular sevinçten akarlar. Âlemi nasıl bilirsin? Kendim gibi. İnsanın iç dünyası önemli bir mihenk taşıdır. Bu dünyayı o pencereden seyreder. Kendi mutlu ise herkesi ve her şeyi mutlu görür. İç dünyası sıkıntılı ise her şeyi üzüntülü ve sıkıntılı görür.

Mutluluk bazen gözyaşıdır. Sevinçten ağlamak gibi. Bunun arkasında bahar gülleri vardır. Yağmur damlaları semanın gözyaşlarıdır. Damla damla düşer, ama bu mutluluk damlaları güller şeklinde gülücüklerle yerin tebessümünü sağlar. Gül kokusu, bu damlaların sonunda ortaya çıkar. Koku kabiliyetini yitirmeyenler, her rahmetin arkasındaki bu gül kokusunu duyarlar.

Peygamberlerin varlığı da rahmettir. Onların arkasından da güller açar. Bir anne şefkati gibi rahmetin kucağına kullarını çekebilmek için bazen onlara zahmet verir, ta ki rahmete iltica ederek kurtuluşa ersinler. Peygamberimizin (a.s.m.) dilinden dökülen şu duadaki şefkat ve merhamete bakalım. Ümmetine nasıl da yol gösteriyor, geçmiş ve gelecek günahlardan tertemiz olan hayatını önüne koyarak nasıl bir şefkat dua örneği sergiliyor. “Allah’ım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyada işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et!” (Müslim, Zikir 71)            

 Âlemlere rahmet olmak, şefkat kanatlarını bütün varlıkların üzerine germekle oluyor. Bütün ümmetine sığınak odur. Bütün varlıklar onun izinden yürümektedir. İdrak ve şuuru olmayanlar hata yapmıyor. Kendini idrakli zannedenler onlardan örnek almalı ve idraksizlerden daha geri kalmamalıdır.

Mutluluk bazen sert esen rüzgârların arkasında saklanmaktadır. Baharda rüzgar sert eser, ancak onun arkasında meyve yüklü çiçekler açmakta, nimet denilen her şey dalların tablalarında insanlığın emrine sunulmaktadır. Nimeti bilip, ona şükür ile mukabele etmektir.

Lokman Hekim ne güzel söylemiş. Namazda kalbini koru. Başkasının evinde gözünü koru. Yemekte boğazını koru. İnsanlar içinde dilini koru. Allah’ı ve ölümü hiç unutma. Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri hiç hatırlama.

İşte mutluluk reçetesi.

ali_sarikaya@yahoo.com

 

Bu haber 925 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU