Aydın Osmaniye Gazetesi

GENÇLİK NİMETİ

Ali SARIKAYA

06Mart2014, 20:41

Ali SARIKAYA

“Gençleri imana ve İslâmî hayata hazırlamak için heyecan ve aşkla donatmak gerekir. İdeal bir gence yakışan, olgun ve şuurlu bir Müslüman olmaktır. Bunun için de ilim ve imana çalışmak, hayatını İslâm’ın yüce prensiplerine göre yaşayıp, gençlik günlerini boşu boşuna kaybolmaktan kurtarmak gerekir.

İslâm büyüklerinin hayatı ve hatıraları, genç nesiller için en güzel rehberdir. Hayatın fırtınalı ve dağdağalı hadiseleri içinde bu rehberler ışıklı deniz fenerleri gibi aydınlık verirler.”

Yukarıdaki ifadeler, Merhum Zübeyir Gündüzalp’in gençlere verdiği öğütlerden, altın prensiplerin içinden alınmıştır. O, şu felaket asrının uçsuz bucaksız dalgaları ve fırtınaları ile sarsılan gençliğin önünde harika bir deniz feneridir. Ermenek gibi yalçın dağların arasından kopup gelen bir yardım çığlığıdır.

Gençlik, şaha kalkmış duyguları, başından rüzgârın ve dumanın eksik olmadığı başı dik dağları andırır. Ulaşılması zordur. Ulaşıldıktan sonra orada kalması da zordur. Dikkatli kullanılmaz ise fırtınanın ve soğuğun esiri olmak da vardır. Üşütür, ağlatır, çığ gelir kolunu kanadını kırar geçirir.

Bu riskleri ortadan kaldıracak olan iman dolu bir hayat, yüksek idealler ve o zirve noktalara ulaşmak için heyecan ve aşk dolu bir hayat yaşamaktır. İdealler insanı peşinden sürükler. Boşa harcanacak zaman bırakmaz. Hayatın her dakikası dolu dolu yaşanır. Mükemmel bir imanın aynasında kâinat seyredilir. Başıboşluktan ve abesiyetten kurtulur ve her varlık bir mana kazanır. Tesadüfün oyuncağı olmaktan çıkar. “İman hem nur, hem kuvvet” olarak onun dünyasını aydınlatır. Her şey karanlığın girdabından çıkıp ışığın şefkatli kucağına oturur. Bundan sonra hedef artık görünmektedir. Karanlıkta kalan bir şey yoktur.

İman kuvvettir. Onun bileğini bükmeye çalışan tembelliğin, nemelazımcılığın, boş vermişliğin, eğlencelerle günü törpülemenin yol bularak onun dünyasını mahvetmesine imkân yoktur. Bütün hissiyatı ile Rabbine bağlanan bir insanın başka şeylere bağlanmaya ihtiyacı yoktur. O’nu bulan her şeyi bulmuştur. O’nu kaybeden neyi bulacaktır. Ancak başına bela bulur. Sarsılmaz bir iman ile Rabbine dayanan, deli rüzgâr ne taraftan eserse essin ona zarar veremez. Kaptanı Nuh olan geminin batma ihtimali yoktur.

Gençlikteki iman sümbül gibidir. Hem göze hem gönüle hitap eder. Görüntüsü ve kokusu hem gözü hem de gönlü doyurur. Tevazu ile sümbül gibi boynunu büker. Rabbinin emrine karşı hep boynu büküktür. Tevazu göstereni ise Allah yüceltir. Onun için sümbülün yeri yüce dağların etekleridir. Önce kendi imanını kurtaran, sonra da başkalarının imdadına koşacak bir gençlik, memleketin en önemli ihtiyacıdır.

Böylesine yüce bir gaye uğruna bir ömür harcamaya değmez mi?

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 877 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU