Aydın Osmaniye Gazetesi

17 ARALIK GELİŞMELERİ

Mustafa ÖZKAN

19Şubat2014, 18:21

Mustafa ÖZKAN

17 ARALIK GELİŞMELERİ

Onbir senedir Ak Parti hükümeti iktidarda bulunuyor. Ondan kimilerimiz memnun kimilerimiz de gayri memnundur. Bunun kadar da normal bir şey yoktur. Ben her zaman şöyle söylerim. “Mümkün olsa da insanların istedikleri yönetimi hemen onlara getirsen”

Komünistler için de aynı şeyi söylerdim. Tabi bir yönetim (Rejim)gelince geri gitmez. Keşke böyle oluverse ama bu dua kabul olunacak dua değildir. Hele açık rejimlere ancak seçimlerle müdahale edilebilmektedir. Ben şuna inanlardanım, Her duyduğunu tasdik etmek , onutoplumun diğer insanlarına taşımanın günah olduğudur. “Senin için kesin bilgi olmayan şeylerin üzerinde durma” emri dinimizin emridir. “Kişinin her duyduğunun doğruluğuna inanması günah olarak yeter” Sözü peygamberimizin bize nasıl davranacağımızı göstermektedir. Peki, Yolsuzluk iddiaları hakkında nasıl davranalım? Hukuk bu konuda son sözünü söylememiştir. Hukukun sözü kararıdır. Kararlar ise karalardan temyiz de dahil sonlanmış kararıdır. Bu karara herkesin uyması ve ondan sonra inanması veya inanmaması kendi sorumluluğundadır. Her duyduğumuzda doğrudur diye yapışmak günahtır.

Bu yazıyı tam olarak anlamak için bu yazı serisini takip etmeli ve biriktirip tekrar okumasını istirham ediyorum. Bazı dostlarım benden bu konuda ne zaman bu konuyu işleyeceksin derken bazı dostlarım da ayakkabı kutusunu nerede bulabilirim? Diye sanki yolsuzluğu (varsa) ben yapmışım. Sadece güldüm-geçtim.

Ben her sözümde,işimde,adımımda Allah’a hesap vereceğime inanıyorum. Allah ve resulünün sevgisinin önünehiçbir kişinin veya hizbin sevgisini koymam. Gönlüme bunların sevgisini yerleştirdiğimde Allah ve peygamberinin sevgisini kapı dışarı ederim. Bir başkasına öfkem de beni adaletten ve hakkaniyetten alıkoyarsa münafıklık alametiyle vasıflanacağımı bilirim. Allah’a sığınırım.

TARİHİN TEKERRÜRÜ OLMASIN

Ülkemizdeki olayları doğru anlamak için DİNAMİK TAHLİL METODU’NA baş vurmakta fayda vardır. Milletimizin düşmanları kimlerdir? Yardımcıları (İç ve Dış)kimlerdir? Düşmanlarımız bizimle neden uğraşırlar? Bizi aşağılarda sürünmek, kendilerine el-avuç açar durumda bırakmak için özel bütçeler oluştururlar. Orta doğu ve Anadolu(Türkler) üzerine yüzlerce araştırma enstitüleri kurarlar?

Bu soruları doğru cevapladığımızda gerçeklere ulaşırız. Düşmanı tanıdığımız için de yenilmez oluruz. Biz millet olarak Allah’ın en güzel hasletlerle yarattığı insanlarız. Bunu kendim Türk olduğum için söylemiyorum. Bu milletin bir özelliği daha vardır, kadersiz ve talihsiz olmasıdır. Nice kargalar besledik oydu gözümüzü, Nice doğrular söyledik kazipler yalanladı sözümüzü. Aynı kıbleye beraber döndüklerimiz bize düşman oldular. İnsanlarımızı birbirlerine düşürdüler, Devletine küstürdüler…

İşte PKK gerçeği ortada duruyor. Binlerce insanımız hayatının baharında soldu. Toprak oldu. Ekonomimiz zaman zaman dibe vurdu. Yetmiş sente muhtaç olduk. Bunlar bizi düşündürmeli değil midir? Bu yazıyı okuyanlar hemen satıhtan düşüneceklerdir. “AK Parti’yi savunuyor” diyeceklerdir. Bu kararlar ucuz reflekslerdir. Ülkemizde binlerce araba satılmaktadır kaç tanesi Madein Türk dür. Milyonlarca Ipfone satılmaktadır. Bizim markamız hangisidir? Söyler misiniz? Söyleyemeyiz. Çünkü söyletmiyorlar. Daha da söyletmeyeceklerdir. Bunu yazın not defterinize.

Aklınıza koysanız unutursunuz. Kafamızdan paça yapılıp içilmesi için fetva verenlerle bugün ülkemizi karıştıranlar aynıdır. Unutmayınız.

ŞARK MESELESİ NEDİR? LÜTFEN OKUYUNUZ!

Lütfen birazcık okuyalım, bağnazlığı ve tembelliği bırakalım!

Bize neden saldırıyorlar bunlara bir bakalım. Biz Türkler Ortaasya’dan göç ettiklerinde Anadolu ve Mezopotamya’ya gelenler Müslüman oldular ve Türklüklerini de korudular. Anadoluya yerleşenler İslam’ın ve insanlığın koruyucusu, kollayıcısı ve bayraktarı oldular. Peki, Batı Hun imparatorluğu ne oldu? Onlar şimdi hangi dinin mensupları? Hungarya neresidir? Hungar’lar zamanımızda hangi millettir? İşte bizler ne kadar değişsek de özelliğimizi ve koruduk. Bunun tek sebebi vardır. Müslüman oluşumuz ve Anadolu’da bir devletimizin bulunuşudur. Haçlı seferleriyle bizi dze getiremeyenler, Çanakkale’de yenemeyenler ve Sevr ile bölemeyenler ortak karara vardılar.

ŞARK MESELESİ’Nİ devam ettirelim fakat metot değiştirelim dediler. Şark meselesini kısa tarifle size anlatayım. Batıya göç eden Türkleri Hıristiyanlaştırdık.  Türklükten çıkardık. Onlarla bizim din ve dünya görüşümüz arasında fark kalmadı. Ha Yörük Ali ha Ali Yörük fark etmez. Ya geldiğiniz Orta Asya’nın çöllerine geri dönersiniz. Orada atmı beslersiniz? Koyun mu Güdersiniz? Bizi ilgilendirmez. Diğer bir daha teklifimiz vardır. Bizim dinimize döneceksiniz. Aramızda ayrılık gayrılık olmayacak kalkacaktır. Burası Bizans topraklarıdır. Başka türlü burada size rahat ettirmeyiz. İşte ülke idaresinde A olmuş, B olmuş fark etmez bizi bize bırakmayacaklardır. Onlar bunu yaparken içimizden de yardımcılar bulacaklardır. Bu yardımcılara para verecekler, makam vaad edeceklerdir. Bunları da bulacaklardır.

Bu konuyu Bir ayetin maliyle noktalayalım. “Yahudiler ve Hıristiyanlar onların dinine uymadıkça (girmedikçe) Senden kesinlikle razı olmayacaklardır”. Bakara s. Yorumu size bırakıyorum.

BUGÜNKÜ OLAYLAR VE ABDÜLHAMİT

Bugünkü olayları doğru anlamak için Dinamik tahlil metodu uygulayarak sonuca ulaşmamız mümkündür. Öyleyse tarihin sayfalarına dönelim.

Milletimizin yönetiminde bulunan Osman oğullarının 39. Padişahı ve halifelerin 99.su Abdülhamit Han Hazretlerinin başına gelenler bizim için aydınlatıcı olmaktadır.

Abdülhamit imparatorluğun dışarıya olan 300Milyon borcunu 60milyona (Bazı tarihçiler göre 30milyona) indirmiştir. Batılılar borçsuz bir ülkenin yardım almayacağını ve bağımsızlaşacağını bildiklerinden telaşa kapılmışlardır. Abdülhamit çocuklarımıza KIZIL SULTAN diye tarih kitaplarımızda ders olarak okutulmuştur.

İlkokulda okurken tarih dersinde Öğretmenim bunları anlatırken öğretmenime itiraz etmiştim. Allah nur içerisinde yatsın ders sonrası beni yanına çağırdı “Mustafa ben de biliyorum kızıl sultan olmadığını, fakat kitapta böyle yazıyor. Anlatmaya mecburuz” Demişti. Gerçekten de inanmayanlardandı. Ve benimle her karşılaştığında bunu orada bulunanlara anlatırdı. Ruhu defaatle şad olsun. Abdülhamit Kureyşî değildi. Özbe öz Türktü. 99. Halifeydi. İngilizler ve İran halifenin kureyşli olacaktır iddiasıyla kitaplar basıyorlar ve İmparatorluk içerisinde dağıtıyorlardı. Ayrıca “İslam dan başka din tutanın tuttuğu din kesinlikle kabul olunmayacaktır” Arapça metnindeki lennefi istikbal kelimesi kaldırılmış Kura’n baskılarını da dağıtıyorlardı. Abdülhamit bunları bir inceleme heyetine incelettiriyordu. Heyetin verdiği rapor doğrultusunda yaktırıyordu. Bugün DİB Mushafları İnceleme Kurulu’nun temeli de böylece atılmış oluyordu. Abdülhamit içerdeki uşaklar tarafından dışarıya servis yapılan haberlerle Dinî kitapları yakıyor diye yayılıyordu.

Halifelik Kureyşî (Arap) olacak iddiasıyla orta doğudaki Müslümanlar, Balkanlarda dini kitapları yakıyor diye balkanlar, Doğuda İran Şiası imparatorluğu kazan gibi kaynatıyorlardı. Bugün olduğu gibi o gün de dış güçlerin yerli işbirlikçileri vardı.Oysa rahmetli Özal’ın dediği gibi Abdülhamid’in yaptıklarına karşısında olanların hayali dahi ulaşamıyordu.

Şimdi Abdulhamid’i takdir etmeyen kaç kişi kaldı bu milletin içinde, yeminli komünistlerden başka?

İSRAİL’İN KURULUŞU VE ABDÜLHAMİT

Şimdi İsrailin kuruluşu ve Abdülhamid’in politikasını kısa da olsa hatırlatmakta fayda vardır.

Teoder Herzel’in, İngilizlerin gayretlerini bilmeyenler var mı bilmem? Herzel 2 Mayıs 1860 ta Peşte de doğan Macar Yahudi’sidir. Kısa ömrüne Yahudilere vatan bulma ve Devlet kurma başarısını sığdırabilen birisidir. Kendisi İngiltere, Fransa gibi devletlerin ileri gelenlerini arkasına almayı başarmıştır.

Batı Osmanlı karşıtı her hareketi dün desteklemiştir. Bugün de desteklemektedir. Herzel, Abdülhamide tekliflerini önceleri aracılarla iletirken sonraları bizzat kendisi iletti. Yahudilerin bir kısmı Mesih yeryüzüne inmeden vatan olarak bir yerin kabul edilmesine karşıydılar. “Mesih gelecek kendi eliyle biryeri şurası Yahudilerin vatanıdır, Bu da devletimizdir“ diyecek inancındaydılar. Herzel bu inançta değildi. Osmanlı borç içerisinde, büyük devletleri arkama almak kolaydır. Gün bugündür. Diye düşünüyordu. Sonunda Abdülhamid’le bizzat görüştü. Abdülhamid’in 30 milyona indirmiş olduğu borcuna ödeme kolaylıkları sundu.

Abdülhamid dünyada vatansız kalan Yahudileri Osmanlı tebaası olacağını ve kendilerine Filistin’de yerleşme hakkı verilmesini istedi. Abdülhamit Herzeli huzurundan kovmadı onların Osmanlı tebaası  olması teklifini uygun gördü. Herzelesizin istediğiniz yere değil benim müsaade ettiğim yerlere yerleştiririm dedi. Abdülhamid’in planı onları imparatorluğun müsait yerlerine serpiştirmekti.

Kısa kesiyorum. Bu razı olmayan batılı devletlerden İngiltere Kudus’üyanlarında Yahudi gönüllülerin de bulunduğu askerlerle işgal ettiler. İsrail ikinci dünya savaşından sonra 1948 de kurulmuş oldu. Abdülhamid’in kızıl sultanlığını dünyaya yayanlar ve onların içeriden destekçileri İttihat ve terakkiciler tarihçilerin yazdığına göre 18 ayda ülke topraklarını elden çıkardılar.

Merhum Enver paşanın Edirne2yi Bulgarlardan almak için oraya yöneldiğinde Bu işbirlikçiler “Edirne’yi Enver paşa alacağına Bulgarlar alsın” Dediler.

Lütfen bu olayı günümüze sizler yorumlayın ve nerede durduğuna siz karar veriniz.

BİZ BU PLANIN NERESİNDEYİZ LÜTFEN DÜŞÜNÜNÜZ.

Millî İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) atası olan “Teşkilât-ı Mahsusa”nın son Başkanı Hüsamettin Ertürk, ele geçirdiği Siyonistlerin Protokolleri’ni anılarında açıkladı.

Söz Teşkilât-ı Mahsusa’nın son Başkanı Hüsamettin Ertürk’te:

Ben Teşkilat-ı Mahsusa’da çalışırken Dünya’ya hakim olmak isteyen bu Milletlerarası Siyonist Teşkilatının elimize geçen 22 maddelik düsturları vardı ki, ne kadar manalıdır. Burada şöyle yazılıdır:

1 – Genç nesilleri mugayir-i ahlak telkinlerle bozmalı,,

4 – Sanatı zayıflatmak, edebiyatı müstehcen ve şehevi bir hale sokmalı,

5 – Mukaddesata hürmeti yıkmalı, hürmetle anılan kimseler hakkında rezilanevak’alar uydurmalı,

6 – Hududsuz bir lüks, başdöndürücü modalar icad etmeli, çılgınca sarfiyatı teşvik eylemeli,

7 – Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonmalı,

8 – Müfrit nazariyelerle (kuramlarla) fikirler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, içtimai sınıflar arasına kin ve itimatsızlık sokulmalı,(“Lütfen son günlerde oynanan oyunlara bakınız. M.Ö)

 Yüksek tabakanın manevi kuvvetini her çareye başvurarak kırmalı, (DİKKAT MÖ)

12 – Sanayiin ziraati ezmesine imkan vermeli, böylece köylü sınıfını ortadan kaldırmalı,

13 – Saçma nazariyeleri ortaya atarak halkı gayri kabil-i tatbik fikirlerle dolambaçlı yollara sevketmeli, (Lütfen Marks, Engels, Darwin ve birçok nazariyatçılar üzerinde araştırma yapınız ve gerçekleri görünüz.M.Ö)

14 – Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri arttırmalı,(Enflasyonun ana sebebine DİKKAT MÖ)

15 – Beynelmilel mes’eleler ihdas ederek milletler arasına kin ve nefret tohumları serpmeli,(Mısır, Suriye vs.Kırizlerine DİKKAT)

18 – Meşru hükumet tarzlarından mutlak bir istibdada gitmeli, (İhtilaller MÖ)

19 – Siyasi, iktisadi buhranlar yaratmalı, servetleri mahvetmeli,(Gezi ve 17 Aralık operasyonunda giden paralar kimin cebinden gitti MÖ)

20 – Mali istikrarı bozmalı, iktisadi krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflasyonlara yol açmalı, altını mahdud ellerde toplamalı, muazzam sermayeleri felce uğratmalı,(Düşün, Düşün tekrar düşün MÖ)

Teşkilat-ı Mahsusa’nın dikkatli tetkikleri neticesinde vardığımız hakikat şudur ki, 1892 denberi Dünyamız, bu zihniyetteki Yahudiler’le mücadele halindedir. Bunlar bir “Cihan Ihtilali” hazırlamaktadırlar.KAYNAK Hüsamettin Ertürk’ün Hatıraları, Iki Devrin Perde Arkası, kaleme alan: Samih Nafiz Tansu, Sebil Yayınevi, Istanbul 1996, sayfa 48, 49.

Bu haber 996 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU