Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

İLMİN İZZETİNİ KORUMAK

Ali SARIKAYA

26Aralık2013, 23:16

Ali SARIKAYA

Bugün bir geriye doğru yolculuk yapıp, içinde yaşadığımız olaylara, günlük hadiselere başka bir pencereden bakmak istiyorum. Hayatın içinde bazen hadiseler tekrar ediyormuş gibi benzerlikler gösteriyor. Geçmişte yaşananlar, yaşanacak olanlara ışık tutması açısından birer deniz feneri rolü üstleniyorlar.

Bediuzzaman Hazretlerinin kendi kaleminden hayatına ait birkaç kesit sunmak istiyorum.

“Eski Said'in çocukluk zamanından beri hem kendisi, hem babası fakir oldukları halde, başkalarının sadaka ve hediyelerini almadığının ve alamadığının ve şiddetli muhtaç olduğu halde hediyeleri mukabilsiz kabul etmediğinin ve Kürdistan âdeti talebelerin tayinatı ahalinin evlerinden verildiği ve zekâtla masrafları yapıldığı halde, Said hiçbir vakit tayin almaya gitmediğinin ve zekâtı dahi bilerek almadığının bir hikmeti, şimdi kat'î kanaatimle şudur ki:

Âhir ömrümde Risale-i Nur gibi sırf imanî ve uhrevî bir hizmet-i kudsiyeyi dünyaya âlet etmemek ve menâfi-i şahsiyeye vesile yapmamak için, o makbul âdete ve o zararsız seciyeye karşı bana bir nefret ve bir kaçınmak ve şiddet-i fakr ve zarureti kabul edip elini insanlara açmamak hâleti verilmişti ki, Risale-i Nur'un hakikî bir kuvveti olan hakikî ihlâs kırılmasın. Ve bunda bir işaret-i mânevî hissediyordum ki, gelecek zamanda maişet derdiyle ehl-i ilmin mağlûbiyeti bu ihtiyaçtan gelecektir.” (Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 67)

İlmi maddi manevi hiçbir şeye alet etmemek, din hizmeti yapanların bütün himmetlerini samimiyet ve ihlas üzerine kurmaları onların başarılı olmaları için önemlidir. İlim kimsenin kapısına gitmeyecek kadar azizdir. Aklı başında herkes onun kapısına gelmelidir. Takvayı, bilgiyi, zühdü dünyalık için satan kimse harmanını yakan kimseye benzer der Sadi-i Şirazi. İlim bütün siyasetlerin, dünyalıkların üstünde aziz bir nimettir. Onu değersiz hale getirmek ilim sahibine yakışmaz. Bildiğini yaşamayan alim elinde meş’ale tutan kör insana benzer. Etrafını aydınlatır ancak kendisine faydası yoktur.

“Yeni Said ihtiyarlığında bütün bütün siyasetten ve dünyadan kendini çekmeye çalıştığı halde, ehl-i dünyanın bütün bütün kanuna ve insafa ve vicdana, hattâ insanlığa muhalif bir tarzda eşedd-i zulümle yirmi sekiz sene işkencelerle ezdiklerine ve bir sineğin ısırmasına tahammül etmeyen o biçare Said'in baltalarla başına vurduklarına ve ihanetin en şenîlerini yaptıklarına karşı, emsalsiz bir sabır ve tahammül ona ihsan olunması ve gayet asabî ve sinirli olduğu gibi, fıtraten korkak olmadığı halde "Ecel birdir, tegayyür etmez" hakikatine imanından gelen büyük bir cesaretle beraber en korkak, en miskin bir vaziyette sükût edip sabretmesi, hattâ bir miktar sonra o işkenceler sonunda ruhuna bir ferah verilmesinin bir hikmeti, kanaat-i kat'iyemle budur ki:

Kur'ân-ı Hakîmin hakaik-i imaniyesini tefsir eden Risale-i Nur'u hiçbir şeye ve şahsî menfaatlerine ve mânevî kemâlâtlarına âlet yapmamak ve hakikî ihlâsı kırmamak için, ehl-i siyaset Said hakkında "dini siyasete âlet yapmak" vehmini verip, tâ Said işkencelerle, hapislerle dini siyasete âlet etmesin diye ehl-i siyasetin zâlimâne hükümleri altında kader-i İlâhî, Nurdaki hakikî ihlâsı kırmamak için Said'e şefkatli tokatlar vurup "Sakın, sakın, hakaik-i imaniyenin tefsiri olan Risale-i Nur'u kendi şahsî menfaatlerine ve hattâ mânevî kemâlâtlarına ve belâlardan ve muzır şeylerden kurtulmaklığına âlet yapma. Tâ ki Nurun en büyük kuvveti olan ihlâs-ı hakikî zedelenmesin" diye, kader-i İlâhînin şefkatli tokatları olduğuna kat'î kanaat ediyorum.

Hattâ, her ne vakit sırf âhiretime şahsî ibadetle ziyade meşguliyetim sebebiyle Nurun hizmetini bıraktığım aynı zamanında, ehl-i dünya bana musallat olup bana azap verdiğine kat'î kanaat getirmişim.” (Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 67)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 916 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU