Aydın Osmaniye Gazetesi

MUHABBETTEN SEVGİYE

Ali SARIKAYA

23Kasım2013, 22:14

Ali SARIKAYA

Muhabbet kelimesi, gönülden coşup gelen bağlılık anlamında kullanılmaktadır. İnsanın zihnini dolduran ve doyuran bir kelimedir. Sevgi ona göre cılız kalmaktadır. Ne çare ki yeni nesil ancak sevgiyi anladığı için bunu kullanmak zorunda kalıyoruz. Kelime itibariyle ise tohum, hububatın her bir tanesi anlamında kullanılan “habbe” kelimesinden gelmektedir. “habbetü’l-kalb” kalbin derin yeri, merkezi anlamında kullanılmaktadır. Buna bağlı olarak muhabbet sözü, kalbin derin köşelerinden kopup gelen sevgi anlamına da gelmektedir.

Sevmek duygusu insanın fıtratında var olan bir histir. İnsanı ondan soyup atmak mümkün değildir. Yani bir anlamda insan gönlünü bağlayacaktır. O zaman gönlün bağlanılacağı şeyi doğru seçmek gerekmektedir. Sevgi kaynağı ya da sevilecek şey doğru seçilmez ise yanlışa gönül kaptırmak da mümkündür. Onun için hedefin doğru tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Kalbin merkezine oturan bir duygu tabi ki önem taşıyacaktır. En kıymetli varlık olan kalbin derinliklerine yerleştirilecek olan ve adına sevgi denen hissin hedef şaşırıp kalbi vuracak hale gelmesi, mutluluk vereceği yerde onu elemler ve kederler içinde boğması akıllıca bir hareket değildir. Aklı başında hiçbir insan bunu yapmak istemez.

Sevgide doğru hedef, kalbin sahibine bağlanmasıdır. Onun dışındakilerde ise kalbin sahibi hesabına onları sevmesidir. Kalbi veren, kalbe sevgiyi koyan, bu duygunun nasıl kullanılması gerektiğini de bildirmiştir. “Gönül Çalab’ın tahtı.” Gönlünü onunla dolduran, başka sevgileri ancak mecazi olarak, onun namı hesabına gönlüne koyabilir. Yoksa o sevgi gayr-ı meşru olur ve gönlü yakar.

Sevginin sebepleri arasında mükemmellik vardır. Mükemmel olan her şey sevilir. Allah sevgisi, peygamber sevgisi, Kur’an sevgisi, sahabe sevgisi böyle bir sevgidir. Bunlar başka bir sebep aramadan sevilirler. Zaman ve mekan uzaklığı bunları sevmeye engel değildir. Bu sevginin zıddına dönüşmesi kolay değildir.

Sevginin sebepleri arasında lezzet vardır. İnsanlar lezzet aldıkları şeyleri severler. Yemede, içmede, giyimde sevilerek yapılanlar bu türden işlerdir. Bunları severek yapmasının altında lezzet alması yatmaktadır. Bu sevginin sebebi olan şeyler ele geçmediği yahut ulaşılamadığı takdirde bunlara olan sevgi nefrete dönüşebilir. Çok sevilen şeyler olmasına rağmen ele geçmediği için düşmanlık kılıfı içinde görünebilmektedir. Eline geçse sevinecekti, geçmediği için düşman olmaktadır.

 Sevginin sebepleri arasında menfaat vardır. Her insan menfaatini sever. Menfaatine zarar veren her şeyden de nefret eder. Sevgi beslenilen şey haksız bir menfaat ise sonuçları tehlikeli olabilir. Üstad Bediuzzaman bunu şöyle ifade etmektedir.

“Hem dahi, ey bedbaht ehl-i dalâlet ve gaflet! "Gayr-i meşrû bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir" kaidesi sırrınca, siz, fıtratınızdaki Cenâb-ı Hakkın zât ve sıfat ve esmâsına sarf edilecek muhabbet ve mârifet istidadını ve şükür ve ibâdât cihazâtını nefsinize ve dünyaya gayr-i meşrû bir sûrette sarf ettiğinizden, bilistihkak cezasını çekiyorsunuz. Çünkü, Cenâb-ı Hakka âit muhabbeti nefsinize verdiniz; mahbubunuz olan nefsinizin hadsiz belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, hakiki bir rahatı, o mahbubunuza vermiyorsunuz. Hem onu, hakiki mahbub olan Kadîr-i Mutlaka tevekkül ile teslim etmiyorsunuz, dâimâ elem çekiyorsunuz. Hem, Cenâb-ı Hakkın esmâ ve sıfatına âit muhabbeti dünyaya verdiniz ve âsâr-ı san’atını âlemin esbâbına taksim ettiniz; belâsını çekiyorsunuz. Çünkü, o hadsiz mahbublarınızın bir kısmı size Allahaısmarladık demeyip, size arkasını çevirip, bırakıp gidiyor. Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor, sevse de size bir fayda vermiyor; dâimâ hadsiz firâklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevâllerden azab çekiyorsunuz.” (Sözler, Sayfa 579)

Muhabbet, Allah için olmalı. O’na yönelmeli ve onun hesabına yapılmalıdır. İnsan, yaratılanı sevecek yaratandan ötürü. Bütün sevgiler onun nam ı hesabına olacak. Onun istediği tarzda olacak. Yoksa gönül, gönülsüz sevgilerin ağırlığını taşımakta zorlanacak, sırça köşkü kırılacaktır.

Sevgide rehber, Allah’ın sevgilisinin sevgisidir. O “güzel örneğin” peşine takılmaktır. Gönül sarayını O’nun sevgisi ile doldurmaktır. Binler salat ü selam sana olsun ya Resulallah.

ali_sarikaya@yahoo.com

 

Bu haber 864 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU