Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

ZULÜM DEVAM ETMEZ

Ali SARIKAYA

24Ekim2013, 10:16

Ali SARIKAYA

Hayatın akışı içinde her zaman adalet tecelli etmeyebiliyor. Dünyanın gidişatı içinde bazen haksızlık olabiliyor. Çünkü bu dünya adaletin tam olarak tecelli ettiği bir yer değildir. Gerçek adalet ancak ahirette, haşirde tecelli edecektir. Orada boynuzsuz koyunun hakkı, boynuzlu koyundan alınacak şekilde gerçek bir adalet tecelli edecektir.

         Bu dünyada insanın nasibine bazen haksızlıklar düşebilmektedir. İnsan zulme de uğradığı zamanlar olmaktadır. Allah’ın yardımı ne zaman diye insanların bazen sesi de yükselmektedir. Bu dünyanın hali budur. ahiret de zaten bunun için vardır. Eğer her şey dört dörtlük olsa, adalet tam olarak tecelli etse, zulüm ve çirkinlikler bu dünyadan tamamen kalksa burası Cennet olur. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Allah çok adildir, mahlûkatından hiç birine zulmetmez. Dünyanın gidişatı içinde meydana gelen haksızlıkların ve zulümlerin gerçek anlamda hesaba çekileceği, mazlumun hakkının kendisine iade edileceği bir ahiret yurdunu getirecek, iğneden ipliğe sorgulayacak ve adaletin hakkaniyetini gösterecektir.

         Çevremizde gerçekleşen kan ve gözyaşının altında ezilmeyecek bir insan düşünülemez. Zalimin yakasının tutulacağı, mazlumun göğe yükselen ahının işitilip zalimden hesabının sorulacağı bir adalet terazisi kurulacaktır. Zulmün topu ve tüfeğine karşı mazlumun da sığınacağı yıkılmaz kalesi Allah’ın adaleti vardır.

         Allah zalime de mühlet vermektedir. Bu mühlet vermenin altında iki türlü hikmet yatmaktadır.

         Birisi, zalim belki zulmünün farkına varır, hatasını anlar ve zulmünden vazgeçer, pişman olur. Mazlumun hakkını ödeyerek hatasından kurtulur. Mühlet vermek bunun için bir kurtuluş kapısı olur. Vicdanın ve insafın gereği budur. Böyle bir sonuca gitmesinden Allah da memnun olacaktır. Çünkü o kulunu seviyor ve onun zalim olarak huzuruna gelmesini istemiyor. Mühlet vermesi bu bakımdan bir ikram sayılır.

         İkincisi ise, zalim zulmüne devam eder, hatasını anlamaz, pişmanlık duymaz, zalimliğini arşa işittirecek şekilde artırır. Firavunlara, Nemrutlara arkadaş olmaya adaydır. Öbür tarafta Cehennem odun istemektedir. Zalim de oraya yakıt olmaya namzettir. “Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.” (Müddessir Suresi, 11) ayetinde ifade edilen, Allah’ın kahrına muhatap olacak hale gelir. Zalimler için yaşasın Cehennem dedirtir.

         Böyle bir sonuç ne kadar kötüdür. Allah inananları böyle kötü sonuçlardan korusun.

         Birine kızıp, onunla hiç ilgisi olamayan insanları öldürmeye kalkmak, kendini ve masumları yakmak, öldürmek, hiçbir İslami kurala sığmayan davranışlardır. İntihar bombacıları, kendine ve masumlara karşı büyük bir cinayet işlemektedir. Böyle bir hareketin kesinlikle İslam’la alakası yoktur. İslam’a göre en kıymetli şey hayattır. Bir hiç uğruna hayata kastetmek, onu yok etmek İslam’a sığmaz. Bu bir terördür. İslam ise terörün her türlüsünü lanetlemektedir. Bir gemide dokuz cani, bir masum olsa o gemiyi batırmaya adalet müsaade etmez. Böylesine hassas bir din, masumların öldürülmesine nasıl alet edilebilir? Dini istismar ederek nasıl terörün ağına düşülür?

         Allah’ın vadettiği günler bir gün gelecektir. Sabır ve basiret bizi oraya götürecektir. İslam, huzur ve barışın merkez noktasını teşkil edecektir, İnşaallah.

Aali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1216 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU