Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

ZULÜM DEVAM ETMEZ

Ali SARIKAYA

19Eylül2013, 10:46

Ali SARIKAYA

İnsanların kendi iradeleri ile işlemiş olduğu hatalardan dolayı kara ve denizlerde fesat çıkmaktadır. Bu kainat, insan hayatı ve davranışları ile yakından alakalıdır. Onun cirmi ve cismi küçük ayıbı ve günahı ise çok büyüktür. İnsan kendi cinsinin kurdudur. En büyük düşmanı yine kendisidir. İnsanın kendi cinsine ettiği kötülüğü bir başkası yapamaz. Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğini diyorlar ya, insanın insana yaptığı kötülüğü insanın dışındaki bir başkası yapamaz. “İnsanların kendi elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki vazgeçerler diye, yaptıklarından bir kısmını Allah onlara böylece tattırıyor.” (Rûm Suresi, 41)

         Şu dünya, yeri ve göğü ile birlikte maddi olarak birbiri ile alakalı olduğu gibi manevi olarak da birbiri ile alakalıdır.

Sema, yağmuru yağdıracak, yeryüzü yağmurun sevincinden en süslü elbiselerini giyecek, güller ile teşekkür edip tebessüm edecek, bitkiler ve hayvanlar hayatları da dahil olmak üzere insanın emrinde olacaklar, arı onun için bal yapacak, ipek böceği onun için ipek dokuyacaktır. Tepeden tırnağa bu kainat birbiri ile bağlantılı olarak devam edecektir.

İnsan ise Allah’a bağlı olacaktır. Kurulu düzenin zembereği budur. başını imanın bağından koparanlar hiçbir yerde tutunamazlar. Kömür olarak kalmaya mahkum olacaklardır. Gökten yağmurun gelmeyişi nasıl yerdekileri etkiliyorsa, insanın manevi hayatındaki kuraklıklar da bu âlemi etkiliyor. Maddi ve manevi dünyamızda çölleşmeler meydana getiriyor. Mesela, insanlık yapmış olduğu bir adaletsizlikten dolayı bu sadece bizi ilgilendirir diyemez. Çünkü bu maddi ve manevi hayatımızda bir sürü yıkıntılar meydana getirmektedir. Bunu kimse göz ardı edemez. Bu durum hayatımızda miras olarak yangın yeri bırakacaktır.

         İnsanlardan böyle kömürleşenlere kainat kızıyor. Öfkesinden neredeyse çatlama noktasına geliyor. “Ehl-i dalâletin şerrinden kâinatın kızdıklarını ve anâsır-ı külliyenin hiddet ettiklerini ve umum mevcudatın galeyana geldiklerini, Kur’ân-ı Hakîm, mucizâne ifade ediyor. Yani, kavm-i Nuh’un başına gelen tufan ile semâvat ve arzın hücumunu ve kavm-i Semud ve Âd’ın inkârından hava unsurunun hiddetini ve kavm-i Firavuna karşı su unsurunun ve denizin galeyanını ve Karun’a karşı toprak unsurunun gayzını ve ehl-i küfre karşı âhirette "Neredeyse öfkeden Cehennem parçalanacak!" (Mülk Sûresi, 67:8) sırrıyla Cehennemin gayzını ve öfkesini ve sair mevcudatın ehl-i küfür ve dalâlete karşı hiddetini gösterip ilân ederek gayet müthiş bir tarzda ve i’câzkârâne ehl-i dalâlet ve isyanı zecrediyor.” (Lem'alar, Sayfa 87)

         Allah’ın kainata koymuş olduğu fıtrat kanunlarına aykırı hareket edenler cezasını anında çekeceklerdir. Tembelliğin sonu sefalet olacak, doğru sebeplere yapışmayan doğru hedefi elde edemeyecektir. Ekmeden biçmek mümkün değildir. Bunlar fıtrat kanunlarıdır.

         Ancak, küfür ve küfran böyle değildir. Onun cezası her zaman bu dünyada verilmeyebilir. Çünkü bu çok büyük bir suçtur. Dünyevi cezalar bunu karşılamayabilir. O zaman bunun cezası ahirete bırakılmaktadır. Çünkü onu ancak Cehennem temizleyebilir. Küfür kirini ancak o temizler. Allah mühlet verir, ancak kesinlikle ihmal etmez. Onun adaletinden kurtulmak mümkün değildir. Zalimlerin yakasını mutlaka tutacaktır. Bu dünyada olmazsa öbür dünyada mutlaka olacaktır.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1039 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU