Aydın Osmaniye Gazetesi

ZÂLİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!

Ali SARIKAYA

23Ağustos2013, 08:54

Ali SARIKAYA

   Başlıktaki ifade, 31 Mart hadisesinden sonra  (13 Nisan 1909) Hurşit Paşa divan-ı harp mahkemesinde idamla yargılanmış, ancak beraat edip çıktıktan sonra Beyazıt meydanında yürürken Bediuzzaman Said Nursi’nin söylediği bir sözdür. İdam sehpalarının arasından geçerek çıktığı Beyazıt Meydanında bunu söylemiştir.

         Bugün bizlere bu sözü söyletecek o kadar çok hadise var ki insan “zalimler için yaşasın Cehennem” demekten kendisini alamıyor. Daha önce balkanlarda olup bitenler, Irak’ta olup bitenler, Afganistan’da olup bitenler, son olarak Suriye ve Mısır’da olup bitenler “zalimler için yaşasın Cehennem” diye haykırmayı gerektiriyor. Biz de sesimizin ve nefesimizin yettiği kadar “zalimler için yaşasın Cehennem” diyoruz.

         “Biliniz ki, mevcudat içinde en kıymettar, hayattır. Ve vazifeler içinde en kıymettar, hayata hizmettir. Ve hidemat-ı hayatiye içinde en kıymettarı, hayat-ı fâniyenin hayat-ı bâkiyeye inkılâp etmesi için sa’y etmektir. Şu hayatın bütün kıymeti ve ehemmiyeti ise, hayat-ı bâkiyeye çekirdek ve mebde ve menşe olması cihetindendir. Yoksa, hayat-ı ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda şu hayat-ı fâniyeye hasr-ı nazar etmek, ânî bir şimşeği sermedî bir güneşe tercih etmek gibi bir divaneliktir.” (Barla Lahikası s. 57)

         Dünyada eğer bir kutsal kabul edilecekse onun en başta gelenlerinden birisi hayattır. Hayatı veren Allah’tır. Onu alacak olan da Allah’tır. Adalet kurumundan başka hayata son verebilecek bir organ da yoktur. Hal böyle iken, bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek kadar büyük bir cinayet olduğu Kur’an’da zikredilmişken, bir saltanat uğruna binlerce insanı katleden, hayatlarına son veren, beşikteki çocukları, kadınları, yaşlıları, ilim adamlarını öldürmeyi savaş hukuku bile kabul etmezken, gözü dönmüş canilerin bir günde yüzlerce masumu öldürmeleri başka nasıl ifade edilebilir? “zalimler için yaşasın Cehennem” demek belki biraz yürekleri rahatlatır.

Allah’ın şu hitabını duyan, buradaki kahır elini hisseden, kendisine çeki düzen vermek zorundadır. “Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!” (Müddessir Suresi, 11-14)

Dünyada haksızlığa ve zulme uğrayanlar, dünyanın adaletinde bunun karşılığını görmeyenler, yürekleri soğumadan bu dünyadan göçenler için sığınılacak en güvenli liman Allah’ın adaletidir. O da zalimlerin yakasını böyle tutacağını ifade ediyor. İyi ki o var. Yoksa dağlanmış yürekler, yanan gönüller, bîçareler nereye sığınacaklardı? Çaresizliklerini başka kime arz edeceklerdi?

Mazlumen ölenlerin kaybedecekleri bir şey yok. Onlar fani hayatlarını ebedileştirdiler. Onlar için Peygamber Efendimiz kucağını açmış bekliyor.

“Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.”

Düşünmesi gereken biri varsa o da zalimler. Onlar için denecek şey şudur:

“Zalimler için yaşasın Cehennem!”

Aali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1108 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU