Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

MUHABBET BİR İKSİRDİR

Ali SARIKAYA

27Haziran2013, 12:29

Ali SARIKAYA

Allahın isimlerinin her birisinde pek çok güzellik ve cemal mertebeleri vardır. Hürmet etmeye ve sevgi beslemeye layık muhabbet mertebeleri, iftihar vesileleri, büyüklük mertebeleri vardır. O’nun “Vedûd” ismine mazhar olan evliya, "Bütün kâinatın mâyesi, muhabbettir. Bütün mevcudâtın harekâtı, muhabbetledir. Bütün mevcudâttaki incizab ve cezbe ve câzibe kanunları, muhabbettendir" demişler. (Sözler, 570) Kainatı birbirine bağlayan en yüce ve sağlam bağ, muhabbettir. Bütün çekim kanunlarında muhabbet vardır. Bu ister fizik kanunları olsun, ister sosyal meseleleri ilgilendiren kanunlar olsun, hepsinin temelinde muhabbet yatmaktadır. Bütün muhabbetlerin çekiciliği vardır. Sevginin olmadığı her yerde iticilik söz konusudur. Gönül bağının mayasında sevgi olduğu gibi, fizik kanunlarının da mayasında sevgi vardır. Sevginin sıcaklığı onları bir arada tutmaktadır. Onun arasına küçücük bir nefret girdiği zaman hemen orada iticilik başlar ve uzaklaşmalar meydana gelir. Sevgi bu yönüyle toplumların en büyük iksiridir. Onları bir arada tutar ve kaynaştırır. Meyve ile dal arasındaki bağ sevgidir. Meyveyi uzun süre dala bağlar. Dal ile olan irtibatının koptuğu gün, meyve yetim hale gelir. Yalnız ve gariptir. Ya toprakta veya bir midede defnolunmak üzeredir. Onun hayatının devamı da sevgi iledir. Sevginin bittiği yerde ölüm vardır. Güneşle gezegenleri arasındaki sıkı ilişkiler sevgi ile ayakta durabilirler. Onları birbirine bağlayan, bir arada durmalarını sağlayan cazibe kanunları bir çeşit sevgidir. Bir an için aralarında bu bağın koptuğu farz edilse, bütün sistem dağılacak, ölüme mahkum olacaktır. Her bir isminde binler ihsan defineleri bulunduğu gibi, sevdiği ve şefkat ettiği kimselere yapılan bu iyiliklerle onları mes’ud ve bahtiyar eden yönü ile de binlerce muhabbet vesileleri meydana gelecektir. Sevginin ileri safhası aşktır. Bizi ve bütün yakınlarımızı mes’ud ve bahtiyar eden, binler iyilik ve ihsanla onları mutlu ve mesrur eden böyle bir kemale karşı aşk derecesinde, belki ondan daha ileri bir vaziyette sevgi beslemek lazım gelmez mi? Özel bir tarzda sevgi ve muhabbete layık olmaz mı? Kainatta kemalat adına ne varsa bir ucu onun isimlerine dayanmaktadır. Bütün hareketler ona olan sevginin titremeleridir. Her harekette hararet vardır. Isı ise bir çeşit kaynaşmadır, sevgidir, birlikteliktir. “bin bir esmâsının müsemmâsı olan Cemîl-i Zülcelâl, Mahbub-u Zülkemâl, ne derece aşk ve muhabbete lâyık olduğu ve bütün kâinat Onun muhabbetiyle mest ve sergerdan olmasının şâyeste bulunduğu anlaşılmaz mı? İşte şu sırdandır ki, Vedûd ismine mazhar bir kısım evliyâ, "Cenneti istemiyoruz; bir lem’a-i muhabbet-i İlâhiye, ebeden bize kâfidir" demişler. Hem ondandır ki, hadîste geldiği gibi, "Cennette bir dakika rü’yet-i cemâl-i İlâhî, bütün Cennet lezâizine fâiktir." (Sözler, Sayfa 571) ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1308 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU