Aydın Osmaniye Gazetesi

ALLAH IN İSİMLERİNİN TECELLİSİ

Ali SARIKAYA

25Nisan2013, 17:58

Ali SARIKAYA

Allah ın isimleri bütün kainatta tecelli ile dalgalanmaktadır. O’nun kayyum ismi bütün sistemleri ayakta tutmaya devam etmektedir. Bir an bile olsa kainatla alakasının kesildiğini farz etsek bütün kainat ve çalışan sistemleri çökecek, kainat ve içindekiler harap olacaktır. Hayatımızın ve sistemlerin devamı “Kayyum” ismine dayanması ile mümkün olmaktadır. Bizim ve içinde yaşadığımız kainatın devamı buna bağlıdır.

         Bütün âlemler Allah’ın bir ismine mazhardırlar. İnsanlar da öyledir. Allah’ın her bir ismi her insanda tecelli ettiği gibi, bazı insanlar bazı isimlerine daha fazlaca mazhar olmakta ve o isimlerin tecellisi daha fazlaca görülmektedir. Mesela, Mevlana’da Vedûd ismi daha açık olarak gözükmektedir. Bu büyük insanlar bu âlemi o isimlerin penceresinden seyrediyorlar.

         Mesela, Bediuzzaman Said Nursi de, Kur’an’ın hakikatlerini açıklama esnasında Rahim ve Hakim ismine mazhar olduğunu ifade etmektedir. “…şu hiç ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur’ân’a istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, ism-i Rahîm ve ism-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler, o mazhariyetin cilveleridir. İnşâallah, o Sözler "Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir." Bakara Sûresi, 2:269” sırrına mazhardırlar.” (Mektubat, s. 24)

         20. asır, büyük yıkılışların meydana geldiği bir asırdır. İki dünya harbi meydana gelmiş, dünyayı sarsan dinsizlik cereyanları bu asırda meydana çıkmıştır. İslam dünyası Cengiz ve Hülagu fitnesinden sonra en büyük yıkımı bu asırda yaşamıştır. Bir taraftan maddi sefalet ve savaşların ortaya çıkardığı ümit ve hayal kırıklıkları, diğer taraftan manevi yıkıntılar insanları perişan etmiştir. Batı medeniyetinin menfaat üzerine kurulan sömürme ve tahrip cenderesinden insanlık hala tam olarak kurtulabilmiş değildir.

         Böylesine kötü bir ortamda, Kur’an’ın hikmetli bir şekilde, yani ölçülü bir şekilde yorumunun yapılmış olması insanlık adına çok önemlidir. Çünkü batının tahripkar sistemleri İslam dünyasında da radikal grupların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Canı yanan insanlar tepki göstermekte, bazen de ölçüyü kaçırmaktadır. İşte bu noktada Kur’an’ın hikmetlerinin ortaya konmuş olması fevkalade önemlidir. Said Nursi de eserleri ile bu hikmeti ortaya koymuştur. Kargaşasız, kavgasız bir şekilde insan hakları ve hürriyetler öne çıkarmıştır. “Müspet hareket” prensibi ile insanlık adına büyük bir dirayet göstermiştir.

         Anadolu insanının kendi idarecilerinden görmediği haksızlık kalmamıştır. Bir şapka devriminden dolayı binlerce insan idam edilmiştir. Giydiğinde ne değişecek, giymediğinde ne eksik kalacak? Bunun yüzünden binlerce cana kıymak devlete yakışır mı? Ancak bunların yaşandığı da bir gerçektir.

         Hikmet, yani ölçülülük bunun için önemlidir. En az zararla milletinin selamete çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Eğer Bediuzzaman’ın “müspet hareket” düsturları olmasaydı, Anadolu insanı çok daha büyük sıkıntılar çekebilirdi. Arap baharının sonuçlarını gördük. Kan ve kin ülkelerin ayrılmaz birer parçası haline geldi. Kan ve kinin üzerine sevgi inşa etmek kolay olmayacaktır.

         “Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir." Bakara Sûresi, 2:269”

         “Hikmet, değerli bilgiler müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.” (Tirmizi, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 17)

Bu haber 1703 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU