Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

SÜT BANKASI VE RİSKİ

Ali SARIKAYA

08Mart2013, 23:05

Ali SARIKAYA

         Son günlerin önemli tartışma konularından birisi de anne sütü bankasının kurulması düşüncesidir. Konu, Sağlık Bakanlığı tarafından gündeme taşındı. İyi niyetle –belki- ortaya atılmış olsa bile, sonuçları itibariyle içerisinde önemli riskler taşıyan bir konudur. Bundan dolayı da söz söylemesi gereken kimselerle fikri istişareler iyi yapılması gerekmektedir. Konunun sağlık boyutu olduğu kadar sosyal ve dini boyutu vardır. Konunun muhatapları mutlaka görüşlerini ve delillerini açıklamalıdır.

         Konunun birinci ve öncelikli muhatabı Diyanet İşleri Başkanlığıdır. O da İslami açıdan bunun ne getirip ne götüreceğini ifade etmiştir. Başkanlık yayınlarından İslam İlmihalinin “evlenme engelleri” başlığı altında açıklanan ilgili bölüm şöyledir:

“3. Süt Hısımlığı. Çocukla öz annesi dışında kendisine süt veren kadın ve onun belirli derecedeki yakınları arasında meydana gelen hısımlıktır. Süt hısımlığı miras hakkı doğurmazsa da bir evlenme engeli teşkil eder. Bu gruptaki hısımlar da kendileriyle sürekli olarak evlenilmesi yasak olan akrabalar grubunda yer alırlar. Bu yolla evlenilmesi yasak olan hısımlar şunlardır:

1. Süt usul, yani sütanne, baba, sütnine ve dede.

2. Sütfürû, yani süt çocuklar ve torunlar.

3. Sütanne ve babanın neseb ve sütten olan fürûu, yani sütkardeşler ve onların çocukları.

4. Sütdede ve ninenin sadece çocukları ki bunlar süthalalar ve sütteyzeler olmaktadır.

5. Eşin sütannesi ve ninesi.

6. Eşin sütten olan kız çocukları ve kız torunları. Burada söz konusu olan koca eşin süt çocuğu emzirirken evli bulunduğu koca değildir. O zaten süt usul olarak yukarıda zikredildi. Buradaki koca sütanne ile daha sonra evlenmiş bulunan kimsedir. Bu son durumda kız çocuk ve kız torunların yasak olabilmesi için nikâh yetmeyip evliliğin zifafla fiilen başlaması da gerekmektedir.

7. Sütbaba ve dedenin sütanne ve nine olmayan eşleri. Sütanne ve nine süt usul olarak yukarıda zaten zikredildi. 8. Sütten olan fürûun eşleri.

Hukukçuların çoğunluğuna göre çocuğun ilk iki yaş içerisinde emdiği süt az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelmesi için yeterlidir. İmam Şâfiî ise süt hısımlığının oluşabilmesi için ilk iki yaş içinde beş fâsılalı ve doyurucu emişin şart olduğunu söylemektedir. İki yaşından sonra emmiş olduğu süt müctehidlerin çoğuna göre bu tür bir hısımlık ve evlenme yasağı doğurmaz.” http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/WebYayinOku.aspx?Sayfa=14&ID=36

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, konu sadece süt emen çocukla sütünü veren anne arasında kalan bir hukuki ilişki değildir. Bu kadar geniş çaplı, dini açıdan hukuki sorumluluklar getiren bir konuyu içinden çıkılmaz hale getirmek doğru değildir. Bu kadar geniş çaplı bir akrabalığı takip etmek gerçekten zordur. Zannedildiği gibi bir tuş ile bunların takibi yapılamaz. İleride telafisi imkânsız mahzurlar meydana gelir. Bakanlığın görevi dert üretmek değildir. Maddi sağlık kadar insanlarının manevi sağlığını da korumak zorundadır.

Devletin görevi dini hassasiyetlere saygı göstermek ve onları rencide edecek fiillerden uzak durmaktır. Bu bakımdan, devlet denen kurumun, vatandaşlarının inançlarını koruması ve onlara saygılı olması gerekir. Burada devletin icraatını dini kurumlar mı belirleyecek şeklinde bir soru yersizdir. Vatandaş, inançlarının korunmasını istiyor. Devleti yöneteyim demiyor.

İnançların yozlaştırılması devlete de bir fayda sağlamayacaktır. Vatandaşların devletine küsmemesi devleti yönetenler için de önemlidir. Bütün bunları dikkate aldığı takdirde Sağlık Bakanlığı, süt bankası kurma konusunu tekrar gözden geçirmelidir. Yol yakınken bu işten vazgeçmelidir.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1006 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU