Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

MADDİ VE MANEVİ HAYAT

Ali SARIKAYA

23Şubat2013, 15:43

Ali SARIKAYA

Hayat ne demektir, ne gibi özellikleri vardır?

Bütün canlılarda, madde asıl değildir. Onu ayakta tutan, birlik ve beraberliğini sağlayan bizzat maddenin kendisi değildir. Onun arka planı denebilecek ruhun o cisimle beraber olması onu ayakta tutmaktadır. Madde bir köpüktür, bir kabuktur. Yırtılmaya, dağılmaya, bozulmaya müsait bir surettir.

Madde inceldikçe, hayatın eserleri artar, ışığı fazlalaşır, hayat kuvvetlenir. Madde inceldikçe, ruh ve hayat alemine yaklaşıyor, ruhun harareti, hayatın ışığı artıyor. Ruh maddenin mahkumiyetinden kurtuldukça hayatın ışığı parlıyor.

Küçücük bir canlı, bir virüs, arkadaşını görüyor, sesini işitiyor, rızkını görüyor. Halbuki biz onu yüzlerce defa büyüttükten sonra ancak görebiliyoruz.

Büyük veliler, ruhlarının yüksekliği nispetinde zamanın sınırlarını genişleterek geleceğe belli oranlarda projektörler tutabilmişlerdir. Abdülkadir Geylani gibi bir kutb-u azam 800 sene sonra gelecek Risale-i Nur müellifini haber verip ona yol göstermiştir.  (Lem'alar, Sayfa 422)

İnsanın ruhu cesedine, aklı midesine, kalbi nefsine hakim olursa cesedi ile birlikte nuranileşiyor, zamana nüfuz kabiliyeti artıyor. Normal insanları bağlayan zamanın ebatları onları bağlamıyor.

Maddi sebepler sadece birer perdedir. Asıl olan varlıkların melekut kısmıdır. Yani arka planıdır. Her şeyin içi dışından, arka planı görünen kısmından daha muntazam, daha sanatlıdır. Bir meyvenin içi kabuğundan, insanın ruhu bedeninden daha muntazamdır. Öyleyse asıl hedef madde değil, maddenin melekut kısmıdır. Eğer madde asıl olsaydı, dış içten, kabuk özden daha sanatlı ve kıymetli olması lazım idi. Hâlbuki durum tam tersidir. İnsanın da maddi hayatı, manevi hayatına hizmet etmeli, onun emrinde olmalıdır. Maddenin hakkını da ihmal etmemek lazımdır. Ancak bütün himmetini maddi hayata yönlendirip, manevi hayatını, maddi arzu ve heveslerinin peşine takan ne dünyada mutlu olur, ne de ahirette. Kışın soğuğunda, buz gibi su ile abdest alıp sabah namazını kılmak vücuda belki bir külfeti vardır, ancak bunu yapmadığı takdirde zararı çok daha büyük olacaktır. Asıl gayesi Allah’a kulluk olan insan, azıcık bir soğuktan çekinip bunu ihmal ederse, maddi istirahatine manevi ve uhrevi istirahatini feda ederse Allah’a ne diyecektir?

Şu maddi alemin bütün meyveleri ahiret pazarına, ebediyet yurduna dökülmektedir. Bu fidanlık orası için var ve oraya hizmet etmektedir. Burada ekilen ibadet ve itaat tohumları orada meyve verecektir. Bunu tersine çevirmek büyük bir hüsrandır.

Hayat bizim. İyisiyle kötüsüyle sonucunu da biz göreceğiz. Kendi eliyle hayatını berbat eden nasıl akıllı olabilir?

Manevi hayatı güçlendirmek, ibadetlerle mümkün olur. Midenin düşünüldüğü kadar kalbin de düşünülüp doyurulması elzemdir. Aklın ve ruhun da tatmin edilmesi gerekmektedir. Hayat sadece midenin hayatından ibaret değildir. O da ihmal edilmesin ancak diğerleri de en az o kadar önemlidir. Kalbin de doymaya ihtiyacı vardır. “Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.” (Ra'd Sûresi, 13:28)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1054 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU