Aydın Osmaniye Gazetesi

KIYAMET DÜNYANIN GÜNDEMİNDE-3

Ali SARIKAYA

17Ocak2013, 20:03

Ali SARIKAYA

Ye’cüc ve Me’cüc, fitne ve fesat çıkaran, kan döken, dini ve hukuki hiçbir mukaddesat tanımayan bir topluluktur. Kur’an onların bu özelliklerini “fesat” kavramı içinde ifade etmektedir. Bunlar birer unvandır. Bir kavmin özel ismi değildir. Dolayısı ile dünyada Ye’cüc ve Me’cüc isimli bir kavim, bir millet olmayacaktır. Ancak, her dönemde bunların özelliklerini taşıyan gruplar ve topluluklar olacaktır. “Fesat” ve “tahrip” özelliklerinin öne çıkarılmasının sebebi de budur. Yani Ye’cüc ve Me’cüc isimli bir millet kıyamete kadar gelmeyecektir. Her toplumun içerisinde fesat çıkaran, maddi ve manevi değerlerini tahrip eden bozguncular hep var olacaktır. Toplumların nizam ve intizamını yıkan bir grup olacaklardır. Bugünkü deyimi ile anarşist bir grup olacaklardır.

En büyük fesat, insanların iç dünyalarını tahrip etmektir. Manevi bağlarını, mukaddeslerini, toplumu ayakta tutan ve büyük oranda dinlerden beslenen örf ve âdetlerini tahrip edip, toplumu dejenere etmektir. Manevi değerleri yok edilmiş bir toplumum fertlerini idare etmek mümkün değildir. On teröristi idare etmek, bin tane sade vatandaşı idare etmekten kat kat zordur.

“Ayak takımı, dünyada insanların en mutlusu olmadıkça kıyamet kopmaz.”[Tirmizi, Fiten 37] Bu hadis-i şerif de kıyamet öncesi olabilecek bir sosyal boyuta dikkat çekmektedir.  O dönem kötülerin mutlu olduğu, iyilerin ise kor ateşi eline alan insan gibi sıkıntı ve elem çekeceği bir dönem olacaktır. Zulüm ve fesattan beslenen insanları ancak fesat ve zulüm mutlu edebilir. Çünkü yılana zevk veren şey zehirlemektir. Bu “ayak takımı”nın önündeki en büyük engel de manevi değerlerdir. Bu manevi değerleri delmek için yaklaşık beş bin yıllık bir süreci kullanmaktadırlar. Her dönemde mevzi olarak gedikler açılsa da hemen bu gedikler tamir edilmiş ve onların yaygınlaşması önlenmiştir.

Peygamberimizin (a.s.) zamanına kadar bütün peygamberler surlarda açılan bu gedikleri tamir için görev yapmışlardır. Peygamberimizden (a.s.) sonra da din büyükleri, alimler, mürşitler surlarda açılmaya çalışılan gedikleri tamir etme görevini yürütmüşlerdir. Büyük oranda da muvaffak olmuşlardır. Ancak deccalın açtığı gedik çok büyük olacak ve hemen onun ardından böylesi terörist gruplar insanlığın mamurelerini talan edecekler, mukaddeslerine saldıracaklardır. Hayatın kıymeti kalmayacaktır. Bir hiç uğruna insanlar öldürüleceklerdir. Fertlerin bu hale gelmesi büyük bir yıkım olacaktır. Hadislerde geçen “bütün suları içerler” ifadesi hayatı besleyen, hayatın devamını sağlayan bütün mukaddesleri yok ederler anlamına gelmektedir. Çünkü su hayat kaynağıdır. Maddi hayatın en önemli temel taşıdır. Manevi hayatın en temel direği ise imandır, ahlak ve fazilettir. Maddi ve manevi olarak hayatı besleyen bu damarlar kurutulursa, bu durumda olan bir insan ancak terörist olur. Öldürmek onun işi haline gelir. Niçin öldürdüğünü bile bilmeyecektir. Sadece öldürecektir.

Böyle bir durumda halk onlardan kaçacaktır. Dağ eteklerine, yani kırsal kesime çekilenler, kendi geçimi için hayvanlarının ve zirai faaliyetlerinin arkasına düşüp gidenler daha az zarar göreceklerdir. Hz. Ömer’in (r.a.) öldürülmesi olayını Ye’cüc ve Me’cüc’ün seddinden bir gedik açılması olarak değerlendiren peygamberimiz, onun şehit edileceğini biliyordu. Onun öldürülmesi işinin, o setten bir gedik açma olarak ifade edilmesi çok manidar gözükmektedir. Demek ki haksız yere yapılan her öldürme, o setten bir gedik açma anlamına gelmektedir ve bu kıyamete yakın pek çok artacaktır.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 922 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU