Aydın Osmaniye Gazetesi

KIYAMET DÜNYANIN GÜNDEMİNDE-2

Ali SARIKAYA

11Ocak2013, 17:32

Ali SARIKAYA

Ye’cüc ve Me’cüc; Tevrat, İncil ve Kur’an’da kıyamet alametleri olarak geçmektedir. Tevrat ve İncil’i atlayarak Kur’an’da bahsi geçen ayetleri kısaca hatırlayalım.

Ye’cüc ve Me’cüc, Kur’an’da iki yerde geçmektedir. Birisi Kehf Sûresinde Zülkarneyn kıssası içinde geçmektedir. İlgili ayetlerin mealleri şöyledir:

“Sonra başka bir yol takip etti.

         “Nihâyet iki dağ arasına ulaştığında, onun önünde, neredeyse hiç bir söz anlamayacak haldeki bir kavme rast geldi.

         “Ey Zülkarneyn,” dediler. Ye’cüc ve Me’cüc, yeryüzünde fesat çıkarıp duran kimselerdir. Sana bir vergi versek, onlarla bizim aramızda bir set yapar mısın?

         “O dedi ki: “Rabbimin beni içinde bulundurduğu makam ve nimet daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle yardım edin ki, onlarla sizin aranızda sağlam bir set yapayım.

 “Bana demir kütleleri getirin, dedi. İki dağın arası demir kütleleri ile dolduğunda, “Körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirince de, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.

         “Artık ne o seti aşabildiler, ne de onda bir delik açabildiler.

         “Zülkarneyn, “Bu Rabbimden bir rahmet eseridir,” dedi. “Rabbimin vadettiği vakit geldiğinde onu dümdüz yapar. Rabbimin vaadi ise haktır.” Kehf Suresi (18), 92-98

         Diğeri ise Enbiya Suresinde geçmektedir. Ayetin meali şöyledir:

“İnsanlar arasındaki ihtilaflar böylece devam edip gider; nihâyet Ye’cüc ile Me’cüc’ün önündeki set açıldığında, her tepeden saldırmaya başlarlar.” (el-Enbiya 21/ 96 )

Kıssası Kur’an’da zikredilen Zülkarneyn, M.Ö. 3000 yıllarında yaşadığı tahmin edilen bir kimsedir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır. Biz, bu kıssanın teferruatını bir kenara bırakıp asıl konumuz olan Ye’cüc ve Me’cüc üzerinde biraz zihin hareketinde bulunacağız.

Öncelikle M.Ö. 3000 yıllarında olduğu tahmin edilen bir olayın kıyamet alameti olarak zikri ne anlama gelmektedir? Kıyametle ne münasebeti vardır?

Kur’an’ın bu olayı kıyamet alameti olarak zikretmesi mekan ve zaman yakınlığı itibariyle değil, münasebet-i kelam cihetiyledir. Yani Zülkarneyn kıssası içinde, o dönemde yaşanmış bir olayı misal olarak almakta, bu prototipin, kıyamete yakın daha geniş anlamda ortaya çıkacağından bahsetmektedir. Bu olay bir çekirdektir. Kıyamet öncesinde bunun ağacı meydana gelecektir. Bu numuneden hareketle asıl hedefi işaret edip göstermektedir.

O zamanda yaşamış, söz anlamayan, vahşi, fesat çıkaran bir topluluk var. Hak ve hukuk dinlemez, kadir kıymet bilmez, irfanı bozuk, vicdanı bozuk bir topluluktan söz edilirken; kıyamete yakın bunun çok daha beteri ortaya çıkacaktır. Bunların en büyük özellikleri, fesat çıkarmak, kan dökmek, bunu yapabilmek için de vicdanlarını tahrip etmeleri gerektiği için manevi olarak boşluğa düşmüş insanlar olacaklardır. Bunların her biri bir ölüm makinesi haline gelecektir. Ahlak kavramı olmayacaktır. Mal mülk konusunda haram helal kavramı olmayacaktır. Namus kavramı bütün bütün yok olacaktır. Kan dökmek en büyük sermayeleri olacaktır.

Bugünkü teröristlere baktığınızda format ne kadar güzel uymaktadır!

Devam edelim.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 913 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU