Aydın Osmaniye Gazetesi

21 ARALIK DÜNYANIN SONU MU?

Ali SARIKAYA

06Aralık2012, 21:55

Ali SARIKAYA

Son günlerde çok sıklıkla konuşulan konulardan biri de Maya takvimine göre 21 Aralık dünyanın sonu olacak şeklinde olan düşüncesidir. Bu tarihte, onların düşüncesine göre, dünya yeni bir durumun içine girecektir. Maya takvimi, bu tarihte dünyanın sonunu getirmektedir. Onların düşüncesine göre bu tarihte kıyamet kopacak, bütün dünya yerle bir olacak, sadece iki yer bu yıkılışın dışında kalacaktır.

         Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka kimse bilmemektedir. Böyle kesin bir hüküm varken, Allah’ın bilgisinde olan bir konuyu, bir başkası nasıl oluyor da kesin bir hükümmüş gibi ilan edebiliyor? Sadece Allah’ın bilgisinde olan ve kesin tarihini başka hiç kimsenin bilmediği bir konuda, bir başkası hüküm verme cesaretini nerden ve nasıl alıyor?

         Peygamber Efendimiz (a.s.m.) kıyamet alametleri ile ilgili bilgiler vermiştir. Bunlar kesin bir tarih belirtme değil, gelişecek olaylar hakkında ümmetini uyarmak ve nasıl tedbir almaları gerektiği konusunda ikaz etmektir. Saçı ağarmış, dizinin dermanı azalmış bir kimsenin ihtiyarladığını göstermesi gibi bir şeydir bu ikazlar. Dünyanın ihtiyarladığına işaret edecek olaylar, biraz da benzetmelere sarılarak anlatılmıştır. Kıyamet alametleri olarak anlatılan bilgiler böyle bir açıklama şeklinde görülmelidir. Dolayısı ile Peygamber Efendimiz (a.s.m.) dünyanın sonu ile ilgili kesin bir tarih belirtmemiştir.

         Kıyamet alametleri, rüzgârın soğuk esmesi, dağların yüksek yerlerine kar yağması, ağaçların yapraklarının sararıp dökülmeye başlaması nasıl ki kışın gelmekte olduğunu söylüyorsa, aynen bunun gibi, kıyamet alametleri de yaklaşmakta olan kıyametin ön habercileri olarak görülmelidir. Bu anlamda Peygamber Efendimiz ümmetini her konuda ikaz ettiği gibi dünyanın ömrü için de ümmetinin başına gelebilecek olaylar konusunda uyarmaya devam etmiştir. Bunlar şehrin yol güzergâhındaki işaret levhaları gibi şehre doğru gidenlere kılavuzluk etmektedir.

         Dünya sihirli bir yerdir. Kimse buradan ayrılıp gitmek istemez. Sihri öğreten Harut ve Marut’tan daha da sihirlidir. Her ne kadar dünya çok cazip gelse de, kimse burayı bırakıp gitmek istemese de, insanlar birer ikişer buradan ayrılmaktadırlar. İstese de istemese de çok sevdiği bu dünyadan bir gün göçüp gidecektir. İhtiyarlık ve ölüm, çaresi olmayan iki sonuçtur. Dünyaya gelen herkes mutlaka ölümü tadacaktır. Bundan kurtuluşu yoktur. Aslına bakılırsa insanın ölümü onun kıyametinin kopması demektir. İnsan kendi kıyameti ile uğraşmak yerine dünyanın kıyameti ile niçin uğraşır? Dünyanın kıyametinden kendisine ne ki?

         Dünya içindekileri haşir meydanına boşaltmak üzere hareket etmektedir. Etrafında döndüğü senelik yörünge, haşir meydanının sınırları olacağı şeklinde rivayetler vardır. Bu kadar geniş bir alan ancak kıyametin kopması ile oluşacaktır. Her batan gün dünyayı kıyamete biraz daha yaklaştırmaktadır. Her insana esas gerekli olan ise, kendi kıyametinin hesabını yapak olmalıdır. Dünyanın kıyameti hayretle ve dehşetle seyredilecek bir manzara olacaktır. Çünkü mü’minler kıyameti kabirlerinden seyredeceklerdir. Allah onlara o büyük dehşeti göstermeyecektir. Mü’minlerin ruhlarını kıyametten önce alacaktır.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 1014 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU