Aydın Osmaniye Gazetesi

CAMİLERİ AHIR YAPAN ZİHNİYET VE BİZ...

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

03Mayıs2012, 22:12

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

Bir TV programı.

Pakize Suda Hanım elinde mikrofon kimi görse soruyor?

Farz nedir?

Bilmem ki (!)…

Çok sayıda gence soruyor.

Maalesef cevap yok.

Sonunda cevap (!) 55-60 yaşlarında bir hanımdan geliyor.

Farz nedir teyze?

Bilmem ki yavrum.

Peki sünnet?

Onu bilirim yavrum. Oğlan çocuğunu ettirirler.

O değil teyze… Hani peygamberimizin yaptıkları…

Haaa… Onu bilmem mi çocuğum. Doğuştan sünnetli doğar onlar…

….

Vallahi sözün bittiği yerdeyiz…

Sözde yüzde doksan bilmem kaç oranında İslam nüfusun yaşadığı bir ülkeyiz.

Ve ülkemizde okuma yazma oranı genel nüfus sayımı verilerine göre erkeklerde % 93,86 kadınlarda ise % 80,64…

Bu oran genç nüfusta daha da yüksek.

Sekiz yıllık kesintisiz eğitim 1997-1998 eğitim öğretim yılı başından bu yana uygulandığına göre o zaman 7 yaşında okula başlayan çocuk ortalama 22 -23 yaşında bugün.

Sadece bu çocuklar üzerinden olay incelense bile vahim bir durum ortaya çıkar.

Bu çocukların hepsinin zorunlu din dersi aldığı bir gerçektir.

Peki neden bu çocuklar bilmezler sünneti, farzı…

Bu çocuklara müslüman olmanın şartlarını belirten imanın, islamın şartları bu derslerin müfredatında yok mudur?

Olmaması düşünülebilir mi?

Peki sorun nerede…

Her fırsatta 28 Şubatı, laik sistemi eleştiren bizlerin bazen de çuvaldızı kendimize batırmamız gerekmiyor mu?

İçimizden yetişen din kültürü öğretmenleri ya çocuklara iyi eğitim veremiyorlar, ya da çocukların ilgisini derslere çekemiyorlar, ya da baş edemedikleri başka etkenlerle karşı karşıyalar.

İletişimde 3 olgu vardır.

Mesajı veren, mesajı alan ve mesaj…

Yani öğretmen, öğrenci ve dersin içeriği.

Eğer iletişim sağlanamıyorsa bu üç olgudan birinde hata var demektir…

Her şeye rağmen iletişim sağlanamamış, bilgiler aktarılamamışsa ilgili öğretmenler mutlak surette bu sorunun üzerine eğilmeli, kamuoyu oluşturmalı ve sorunun çözümünü sağlamalıydılar.

Ben duymadım ve de görmedim.

Emeğe saygım var.

Yapılmış da böyle çalışmalar ben uzak kalmışsam…

Sorarım size.

Sünnet nedir denince cinnet anlayan nesli kim yetiştirdi…

Suçun hepsini öğretmene yüklemek haksızlık olur elbette.

Çuvaldızın bize batan yönü de var.

Peygamberin sözleriyle, çocukların cinsel organının kesilmesini karıştıran biz veliler de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyor muyuz iyice düşünmemiz gerekiyor.

Bu ülkede din dersi için çocuğunu dersaneye gönderen birini duyduk mu?

Aman hocam yazları camiye gönderiyoruz ya…

Geçin hanımlar beyler geçin.

Eğer gönderme sonrası ciddi biçimde takip etmiyorsak çocuğumuzu.

Yasak savma kabilinden  ve de vicdanı rahatlatmak açısından yapılan işler bunlar.

….

Eğer veliler olarak biz “saldım çayıra, mevlam kayıra” türünden yaklaşıyorsak olaya…

Sürüyü teslim ettiğimiz çoban da tenbellik yapıp korumuyorsa sürüyü…

İş başa düşmüş demektir dostlar…

Hala camileri ahır yapan zihniyete sövmekle uğraşmaktan daha kutsal işler bizi bekler…

Bu haber 1275 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU