Aydın Osmaniye Gazetesi

BASAR VE BASİRET

Ali SARIKAYA

20Eylül2017, 23:32

Ali SARIKAYA

         Basar ve basiret kelimeleri dilimizde çok kullanılan kelimelerdendir. Basar kelimesi görme duygusu olarak ifade edilmektedir. Görme organı olan göz ile görme manasında kullanılmaktadır. Basiret ise, hakikatı kalbiyle hissedip anlamak, kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve-i kudsiyye, ferâset, derinlemesine dikkat, ibret alınacak hidâyet sebepleri gibi manalara kullanılmaktadır.

         Kader gelince göz kör olur derler. Basar denilen görme duygusu insanda çok farklı olarak çalışmaktadır. Görmek bir maharettir. Bakıp da görmeyen bir yığın insan vardır. Başında gözü var ama görmez.

Görmek, farkı fark etmek anlamına da kullanılmaktadır. Bir çeşit dikkattir. İnce düşünmedir. Farklılıkları ayırt etmektir.

Basiret ise halk dilinde genel olarak kalb ile hissetmektir. Sevki ilahidir, yani Allah’ın yönlendirmesidir. Gönül uyanıklığıdır. Hissetmektir.

Her iki gözü de, yani baştaki gözü ve gönül gözünü de Allah hesabına kullanmak gerekmektedir. Bunlar insanlara Allah’ın ikram ve ihsanıdır. Doğru kullanılması konusunda Allah kullarını ikaz etmektedir. “Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi yaptıklarından sorumludur.” (İsra 17/36)

“Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır.” (Tevbe Suresi, 9/111) Bu satın alınanlar arasında maddi duygular, göz kulak gibi duygular da vardır. Bir nimetin fiyatı Cennet ise o nimet büyük bir nimettir. Buna göre beş duyumuz da çok değerlidir. Allah yolunda kullanılması gerekmektedir.

 Allah yolunda nasıl kullanılacaktır?

“Göz, bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer Cenâb-ı Hakka satmayıp, belki nefis hesâbına çalıştırsan, geçici, devamsız bâzı güzellikleri, manzaraları seyr ile şehvet ve heves-i nefsâniyeye bir kavvat derekesinde bir hizmetkâr olur. Eğer gözü, gözün Sâni-i Basîrine satsan ve Onun hesâbına ve izni dairesinde çalıştırsan, o zaman şu göz, şu kitâb-ı kebîr-i kâinatın bir mütâlaacısı ve şu âlemdeki mu’cizât-ı san’at-ı Rabbâniyenin bir seyircisi ve şu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübârek bir arısı derecesine çıkar. (Sözler, s.32) İbret gözüyle baktığı varlıklardan manevi öz suları alarak kalp kovanında iman balı yapacaktır.

 

İnsanlarda baş gözünün olması varlıkları görmesini, basiret gözünün bulunması da o varlıkların yaratıcısı ile ilgili bağları ve bağlantılarını görmeyi sağlar. “Basar masnuatı görüp de, basiret Sanii görmezse çok garip ve pek çirkin düşer. Çünkü, o halde Saniin manen, kalben görünmemesi, ya basiretin fıkdanındandır veya kalb gözünün kör olmasındandır.” (Mesnevi-i Nuriye, s.178) 

Evet, baş gözü de, basiret gözü de Allah’ın bir mucizesi ve hediyesidir. Ancak göz herkeste var fakat basiret gözü ise, iman hakikatlerine talip ve sahip olanlarda vardır. Allah basiret gözünden hiç birimizi mahrum etmesin.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 61 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU

      NÖBETÇİ ECZANE