Aydın Osmaniye Gazetesi

OSMANİYE SÜTÇÜ İMAMINI BEKLERKEN

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

05Kasım2011, 08:55

Doç.Dr.Mehmet CİHANGİR

Osmaniye’liye gülmek haram.

Gülüverse hasbel kader acısı bir yerlerden çıkıveriyor.

Tarih 31 Ekim 1919.

Yer o zamanki adıyla Maraş.

Henüz iki hafta önce Fransız askerleri Maraş’a girmiş…

Yiğit insan, Sütçü namlı İmam Ali’nin imanı daha fazla kaldıramamış esareti.

Kadınlara dil uzatan Fransız askerlerine basmış mermiyi…

Geçici bir kargaşa yaşanmış Maraş’ta.

Ancak hala ürken Fransızlar, Türklerin büyük tepkilerini almamak için Kaledeki Türk Bayrağına dokunmamışlar.

Bayrağımız rüzgarın yoğun estiği bu tepede nazlı nazlı sallanmakta.

Ama üzgün, ama kırgın.

İşgalden bir ay, Sütçü İmamın şehadetinden 27 gün sonra…

Fransızları görünce şımaran yerli Ermeni halk Fransız askerlere bir davet veriyor.

Türk halkının şaşkın ve ne yapacağını bilmez bakışları arasında devam ediyor davet.

Fransız komutan Ermeni Kızı dansa davet ediyor.

Kızın cevabı net…

“Kalede Türk Bayrağı dalgalandıkça kendimi esarette hissediyorum. Affınızı rica ederim.”

Ve komutan emrediyor: “Kaleden ve diğer tüm yerlerden Türk Bayrağını  kaldırıp Fransız bayraklarını asın”

Ve Maraş’ta esaret o günden sonra başlıyor.

Halk duygulu, halk coşkulu, halk tepkili…

Herkes birbirine bakıyor yürekleri yaralı, yürekleri yanık.

Ve kıvılcım bir camide tutuşuyor.

Yer Ulu Cami.

Cami imamı Rıdvan Hoca hutbe okuyor.

Ancak yutkunuyor ara sıra ve gözlerini kaçırıyor bir yerlerden sürekli…

Bazıları anlıyor durumu.

Belli ki imamlarının gözleri, Kaledeki Fransız bayrağına takılıp durmakta.

Ve tarihi şahlanışın işaretini veriyor büyük İmam.

“Ey cemaatım. Ben bu namazı kıldıramayacağım. Çünkü cumanın şartı hür olmaktır. Kalesinde bayrağı dalgalanmayan, kendi bayrağı yerine Fransız bayrağı dalgalanan bir şehirde Cuma namazı kılınmaz”

İşte şahlanışın ve de bugün Kahramanmaraş olmanın çıkış noktası…

Olaydan 93 yıl geçti.

Ve bu kez yer Osmaniye.

Henüz 15 yıl olmuş il olalı.

Fakirlikten, işsizlikten bıkmış halkı yavaş yavaş kendine gelmeye çalışıyor.

Devlet yardımları, destekler özel sektörü çekmeye başlıyor şehre.

Her hafta sonu halkın büyük illere giderek alışveriş yaptığını gören yatırımcılar nihayet Osmaniye’ye büyük bir alışveriş merkezi yapıyorlar.

Bu merkez, bu ilin ekonomisi için bir dönüm noktası olacaktır.

Buna eminim.

1500 civarında çalışan insan.

Erkeği, kadını, vasıflısı, vasıfsızı…

Bu büyük bir güvendir Osmaniye halkı için.

Tam 29 Ekim gününe denk geliyor açılış.

Halk büyük bir heyecanla akın etmiş Merkez’e…

Halk heyecanlı, alamasalar da gezebilecekleri bir yere kavuştukları için mutlular.

Fakat o da ne…

Bir anda şehirde telefonlar çalmaya insanlar birbirini aramaya başlamışlar.

Herkes soruyor birbirine…

“Polislere ateş edilmiş duydunuz mu?”

Duymasaydık keşke… Maalesef duyduk.

Ama tüm halk gibi ben de hayretler içerisindeydim.

Bu şehrin sırtını dayadığı dağda yıllardır terörist bir grubun olduğu biliniyor.

Daha kaç hafta önce Hasanbeyli dönüşü Kızıldere Köyü yakınında Emniyet Müdür Yardımcısına ateş edip arabasını kurşunlamadı mı bu hainler.

Aynı yerde kaç defadır yolda tacizler yapmadılar mı?

Bitişiğimizdeki Çardak Köyüne ait tepedeki fabrikanın iş makinalarını yakmadılar mı?

Rehin konulan işçilerin “30 Kişilik bir grup… Ortada fink atarak geziyorlar.” dedikleri yansımadı mı medyaya.

Zorkun’da Hacbel’de gencecik askerimizi şehit etmediler mi?

Biz devletin bildiğinin belki yüzde birini bile bilemeyiz.

Ancak…

Devletin, bu şehre İstanbul gibi metropolün emniyet müdürünü vali yapıp özellikle Osmaniye’ye göndermesinin sizce bir anlamı yok muydu?

Nitekim şehit cenazesi için gelen İçişleri Bakanının sert bir üslupla emniyet yetkililerini uyarıp “bitirin şu Amanoslardaki terörü” demesini bir milat olarak düşünmüş, “bu iş yakında bitecek” diye sevinmiştim.

Ama yanılmışım.

Açıkçası tüm halkımız yanılmış.

Belli ki bir yerlerde ciddi bir sorun var.

Beyler, sayın devlet yetkilileri…

Halk bunu kendi arasında her ortamda konuşuyor.

Ben de artık yutkunamaz oldum yazmak durumundayım.

Amanos dediğiniz nedir beyler?

Nurdağ’ıyla başlayıp Dörtyol’la sona eren iki tarafı ova tepecikler…

Lütfen bilmediğimizi, halkın bilmediğini düşünmeyin.

Bu şehrin halkını Osmanlı Devleti bu tepelerden indirmiştir şehre…

Derviş Paşa zoruyla.

Ancak tarlası, bahçesi hala bu dağların içinde olduğundan yaz kış bir ayağı bu dağların içindedir bölge halkının.

Şunun için yazıyorum bunları.

Osmaniye’li bu dağları çok iyi bilir.

Samimi olarak mücadele edecek bir devlete de her zaman yardımcı olur bu halk.

Teröristler  lojistik destek alamaz bu dağ halkından.

Bazı güvenlik görevlilerinin sohbet sıralarında dil ucuyla dağ köylerinden beslendikleri şeklinde duyumlar olabilir.

Bu halkın bunu yapacağına inanmam.

Ama… Yapılan doğru olmasa da…

Dağın başında evinizin olduğunu, komşularınızla eviniz arasında üçer yüz metre mesafe olduğunu, gece olunca sabahın nasıl olacağını kara kara düşündüğünüzü varsayın.

Gecenin bir vakti silahlı insanların gelip sizden yiyecek istediğini hayal edin.

Ne yapardınız?

Cevabınız tereddütlü ise boşaltın o köyleri…

Birkaç ay boş kalsın oralar.

İddia edildiği üzere bitsin lojistik destek.

Yollayın güvenlik güçlerinizi dağa.

Tekraren söylüyorum.

Dağ köylerindeki insanların lojistik desteğinden siz faydalanın.

Doğudan Batıya doğru en fazla 10-15 köyden 2’şer yerli genç alın.

Sizi temin ederim dağdaki ağaçları bırakın çalıların bile sayılarını ve yerlerini bilir o gençler.

Çoğunun da teröristlerin nerelerde kalabileceği yönünde keskin görüşleri olduğunu göreceksiniz.

Sonrası size kalmış…

Silahı askerde tanımış şehir çocuklarını, okuldan yeni mezun genç polisleri değil, işi bilen ekibi sürün  bu dağlara…

Halkın yeminiyle söylüyorum ki bu teröristleri bir ayda bu dağlardan kaçırırsınız.

Aksi halde…

Yaz aylarında 50 – 60 bin nüfusa ulaşan Zorkun’dan, binlerce insana yazlık olan dağ köylerinden bu halk vazgeçmek durumunda kalacak…

Daha da önemlisi sayın valinin “Dördüncü sanayinin temelini attık, yatırımlar akacak” sözü havada kalacaktır. Çünkü adı terörle anılan bölgeye yatırım gelmeyecektir.

Tıpkı Doğuya gitmediği gibi…

Ancak itirazınız varsa görüşlerimize…

Sorarım yetkililere: Hakim miyiz şehrimize?

Terörün sinsiliğini bilerek yazıyorum bu yazıyı.

Zorkun’a gezmeye gittiğimde halktan biri bir dere yatağını göstermiş ve burası teröristlerin geçit yeri olarak biliniyor demişti.

Bu kadar bilinen bir vadi ve dahi terör yaşanan yerler genelde aynı yerler olmasına karşın nasıl kontrol altına alınamaz hala anlayamıyorum.

Zorkun’un şehirle irtibatını sağlayan Karacalar diye bir köyü var ilimizin…

Bu köyden geçmeden kimse geçemez daha ötelere.

Çok merak ediyorum devletimizin bu köyden lojistik destek alıp almadığını.

Almış olmasalardı eğer…

Gün ortasında kaçan teröristlerin orman içinde nasıl kaybolduğuna inanırdım.

Daha özel şeyler bilgim dışında olduğundan yazamıyorum

Ancak…

Hala devletimize olan inancımız sürmekte.

Ama bu inancımız ciddi eylemlerle pekiştirilmeli.

3 aydır elimize almadığımız kalemi almak zorunda bırakan bu tür eylemlerin gerçekleşmesine bir kez daha fırsat verilmemeli…

Ve bir adım ötesi…

Muhatabım Osmaniye halkıdır…

Şehrin ortasına 60 metrelik bayrak astık duygularımıza tercüman olsun, hükümranlığımız görünsün diye.

Ama arkamızı, sırtımızı verdiğimiz dağlar ihanet içinde.

Şehrimize bayrağımızı astık ama diğer parçamız Amanos bize itaat etmez.

Dilim varmıyor söylemeye…

Ama bir Ridvan Hoca mı bekleyelim Osmaniye içinden…

“Amanosların, Gavur Dağlarının her yerinde, gece ve gündüz halkım hür ve serbestçe dolaşamadıkça, özgürce yaşayamadıkça Osmaniye’de Cuma Namazı kılınması caiz değildir” diyerek minberden inen ve namaz kıldırmaktan vazgeçen…

Ama devlete olan güvenimiz hala sürmekte belirtmeliyim. Mücadele etmek önce onun görevidir.

Öfkemizin bizatihi silahlı terör eylemcilerine olduğunu belirtmeliyim ısrarla.

On yıllardır kardeşçe yaşadığımız Kürt kökenli vatandaşlarımızın asla ve asla bu tepkilerin muhatabı olmadığını da…

Böyle uzun soluklu yazılar yazmak zorunda kalmamak dileğiyle…

Bu haber 2340 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU

      NÖBETÇİ ECZANE