Aydın Osmaniye Gazetesi

MİRAC KANDİLİ

Ali SARIKAYA

21Nisan2017, 07:22

Ali SARIKAYA

“âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir.” (İsrâ Sûresi: 17/1.)

23 Nisan 2017 Pazar günü akşamı Recep Ayının 27. Gecesi ve miraç kandilidir. İsra Suresinin başında bu miraç olayı anlatılmaktadır. Peygamber Efendimizin (a.s.m.) amcası Ebu Talip ve hanımı Hz. Hatice’nin (r.anha) vefat yılında O’na bir ikram ve hüzünlü gönlünü taltif etmek için bir ilahi ikramdır. Hem de resullerin en efdali olan Peygamber Efendimizi, semavat ehline takdim ve âlemlerin yaratılış sebebi olan Resûl-i Kibriyasını onlara tanıtmıştır. Bu bakımdan önemli bir gecedir.

Miracın iki boyutu vardır. Birincisi, Mekke’den Mescid-i Aksa’ya kadar olan kısmı ki Kur’an’ın sarahati ile sabittir. Yukarıda mealini verdiğimiz ayet bunu açık bir şekilde ifade etmektedir.

Bir de ikinci boyutu var ki, Peygamber (a.s.m.) şehadet âleminin temsilcisi olarak, melekut âlemine onun peygamberliğini göstermek için bir seyahat yaptırılmıştır. Muhteşem bir hadisedir. İnsanlık adına iftihar edilecek bir durumdur.

Miracın başlangıcı Mescid-i Haram’dan başlamaktadır. Başlangıç noktası orasıdır. Allah, kulu ve elçisi Muhammed’i (a.s.m.) Mekke’den alıp çevresini mübarek kıldığı Mescid-i Aksay’a getirmiştir. Orada bütün peygamberlere imam olup namaz kıldırmıştır. Bu durum, onun bütün peygamberlerin dinlerinin varisi olduğunu, onların dinlerinin ana temellerini içinde saklayan bir din ile geldiğini ifade etmektedir. Diğer dinlerin mensupları O’nun getirdiği hakikatlere bigâne kalmaması gerektiğini vurgulayan önemli bir işarettir. Bu gelen peygamberin bütün peygamberlerin getirmiş olduğu hakikatlerin varisi olduğunu ifade etmektedir.

İnsanlık bir kürsüden ders dinleyecek bir olgunluğa erişmiştir. O kürsü, son peygamber Muhammed’in (a.s.m.) kürsüsüdür. O da dersini bütün insanlığa iletmektedir. Muhatabı bütün insanlık âlemidir. Dini ve daveti umumidir, bütün insanlık âlemini kuşatmaktadır, davetini bütün insanlığa yapmaktadır.

Yapılan, bir kişinin özel bir seyahati gibi görünse de aslında umumi bir seyahat var ve külli bir yükseliş var. “Sidretü’l-Müntehâya, tâ Kàb-ı Kavseyne kadar merâtib-i külliye-i esmâiyede (Allah’ın isimlerinin külli mertebelerinde), gözüne, kulağına tesadüf eden âyât-ı Rabbâniyeyi ve acâib-i san’at-ı İlâhiyeyi işitmiş, görmüştür, der. O küçük cüzî seyahati, hem küllî, hem mahşer-i acâib bir seyahatin anahtarı hükmünde gösteriyor.” (Sözler, s. 515) Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir. (İsrâ Sûresi: 17/1.) ayetinde geçen “innehu” daki zamirin mercii peygamberimiz (a.s.m.) olursa ondan bu anlam çıkmaktadır. Allah’ın bin bir isminin mertebelerini bizzat görüp hissetmiştir. Allah’ın muhteşem sanatını bizzat görerek yaşamıştır. Ahiret âlemlerini bizzat görüp gördüğü gibi ümmetine haber vermiştir. Ahirete gidip gelen mi var diyenlere karşı, evet gidip gelen var, oraları gören var diyebileceğimiz bir örnek önümüzde durmaktadır. Bu insanlığın önünü açmaktır.

Miraç kandiliniz mübarek olsun. Hayırlara vesile olsun. Günahlarımıza keffaret olması dilek ve temennisi ile… Memleketimizin ve insanlığın huzur ve sükuna kavuşması dilekleri ile…

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 204 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU