Aydın Osmaniye Gazetesi

İNSANLAR HAŞİR MEYDANINA NASIL GELECEKLER?

Ali SARIKAYA

16Mart2017, 21:30

Ali SARIKAYA

        Kabir hayatı, dünya hayatıyla ahiret hayatı arasında bir köprüdür. Dünya hayatı ile ahiret hayatı arasında çok büyük farklar vardır. Bu yüzden ahirete intikal ederken oranın şartlarına uygun olarak gidilmesi gerekmektedir. Kabir hayatı dünya ile ahiret arasında bir köprüdür ve her varlığın bu  köprüden geçmesi gerekmektedir. Kabir hayatına bu yüzden berzah hayatı denilmektedir.

         Ölüm ruhun bedenden ayrılmasıdır. Beden asli unsurları olan toprağa geri dönmektedir. O bedenden özel bir cevher “acbü’z-zeneb” diye hadislerde tabir edilen kısım bozulup dağılmaz. Diğer kısımları çürüyüp toprağa karışır.

         Ölümle bedeninden ayrılan ruh ise Azrail’in (a.s.) yed-i eminliğinde berzah âlemine götürülür. O, güvenilir bir emanetçidir. Ruhumuzun emaneti ona tevdi edilmiştir. Ruh, misalî ceset denilen ve “latif bir gılaf” olarak tabir edilen kendine özel cesedini giyer. Bu haliyle Azrail’e (a.s.) emanet edilmiştir.

         Kabir aleminde herkes imanının derecesine göre veya inkarının durumuna göre farklı muamele görecektir.  

"Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur."(bk. el-Akidetu’t-Tahaviye,1/169; Ahmed b. Hanbel, el-Akide, s.64-76)

 “Onlar (Firavun ve taraftarları) sabah, akşam ateşin karşısına getirilirler. Kıyâmetin kopacağı gün de “Firavun ailesini en şiddetli azaba sokun!” denilir.”(Mümin, 40/46) “Biz o münafıkları iki kez cezaya çarptıracağız. (İlk cezadan) sonra müthiş bir azaba uğratılacaklardır.”(Tevbe, 9/101) Burada ifade edilen birinci ceza kabir azabı olarak ifade edilmektedir. İkincisi ise ahiretteki cezasıdır.  

“Kabir, ahiret menzillerinden ilk menzildir. Eğer kişi ondan kurtulursa, artık ondan sonrası daha da kolay olur. Eğer ondan kurtulmazsa, ondan sonrası daha da sıkıntılı olur."(bk. Kenzu’l-ummal, h. No: 42504)

Kıyamet koptuktan sonra şu kainat yok olacak, ahiret olarak yeniden yaratılacak, insanlar hesaba çekilmek üzere yeniden diriltileceklerdir. İşte hesaba çekilmek üzere toplanacakları yere haşir meydanı veya mahşer denilmektedir.

İnsanlar buraya bir asker disiplini içinde, önderleri ile birlikte geleceklerdir. “Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağından verilenler, işte onlar kitaplarını okurlar. Onlara kıl kadar haksızlık edilmez.” (İsrâ 17/71)

"Diriltilen insanlar mahşer yerine yalın ayak, çıplak ve yaratıldığı gibi sünnetsiz olarak sevk edilecektir." (Müslim, Kitabü'l-Cennet, Bab: 56-58)

İbnu Abbâs (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (a.s.m) buyurdular ki:"Sizler kıyâmet günü ayakkabısız, çıplak ve sünnetsiz olarak haşir meydanında toplanacaksınız."

Bu açıklama üzerine bir kadın sordu:

"(Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?"

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (Abese suresinde geçen bir âyetle cevap verdi):

" Ey kadın! "O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır." (37. âyet). (Tirmizî, Tefsir, Abese)

         “…küre-i arz nasıl ki sekenesini medar-ı senevîsindeki meydan-ı haşre döker….” (Mektubat, s. 15) Allah’ın emri ile dünya içindekileri haşir meydanına boşaltacaktır.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 249 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU