Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÇEVRESİ İLE İLETİŞİMİ- 3

Ali SARIKAYA

02Şubat2017, 15:33

Ali SARIKAYA

Konuşma Süresi:


Peygamber Efendimiz (a.s.m.)
“Ben cevâmiu’l-kelim ile gönderildim”

(Buhârî, “Cihâd”, 122) buyurmuştur. Bu tabir, az sözle çok geniş manaları ifade edebilme demektir.  “Gönderildim” tabirinden, cevamiu’l-kelimin hem Kur’an olarak, hem de hadis-i şerifler olarak anlaşılması gerektiğini İslam âlimleri ifade etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim, hem i’cazlı, yani belagatine yetişilemez bir kitap; hem de îcazlı, yani çok veciz ifadelere sahip bir kitap olduğu tartışmasızdır. Hadislere gelince, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) derin nüfuz kabiliyeti ile en derin manaları veciz bir şekilde ifade etmektedir. Birkaç misal verelim. “Ameller niyetlere göre değerlenir” hadisi buna güzel bir misaldir. Bu hadis için âlimler, İslam’ın üçte birini ifade eder demişler. Bu önemine binaen Buhari, bu hadisi Sahih’inin on bir ayrı yerinde tekrarlamıştır. Mesela, “Sizden biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iyi mü’min olamaz” (Buhârî, Îmân) Tek başına bu hadis bir insanın ahlak güzelliğini kemale erdirmek için yetebilir.

         Böylesine veciz ifade kabiliyetine sahip olan Peygamber Efendimiz, (a.s.m.) konuşma süresini yerin ve zamanın şartlarına göze uzunluğunu kısalığını ayarlardı. Kısa konuştuğu zaman dahi meramını en iyi şekilde anlatırdı.

Hz. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ihtiyaç olmadıkça konuşmazdı. Konuştuğunda da makam ve ihtiyacı gözetirdi. İbn Mesud (r.a.) diyor ki: “Hz. Peygamber, bize usanç gelmesin diye konuşmak için istekli olduğumuz zamanları gözetirdi.” (Buhari, Cihad, 74)

Kısa ve öz konuşma dinleyiciyi usandırmaz. İhtiyaç anında tabi ki detay verilecek, ancak bu usandırmaya kadar gitmemelidir. Konusunu iyi bilen insanlar az ve öz sözlerle onu rahat bir şekilde anlatabilirler.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) eğer konu buna müsaitse, kolaylaştırmayı tavsiye ediyor, zorlaştırmamak gerektiğini ifade buyuruyor. Kendisi azimetleri yapmaya devam ettiği halde ümmetine, konunun müsaade ettiği kadar, kolaylaştırmayı istiyor. Bunu hitaplarında da yapıyor. Usandırmaktan hep sakınıyor.

Karşısındaki muhatapların zaman ve şahsiyetlerine değer veriyor ve saygı gösteriyordu. Anlattığı konuları muhatabının en iyi şekilde anlamasını sağlayacak bir üslubu seçiyordu. Konu ve muhatabı severek iletişim kurmuş, böylece zamanı boşa harcama gibi bir hatanın içerisine hiçbir surette girmemiştir.


Muhataba Sesleniş Tabirleri


İletişim kurulan muhatabın durumuna uygun kelimeleri seçerek, belki de

muhatabın kendisine seslenilmesini en çok sevdiği hitap kelimeleri ile seslenmek en doğru ve kısa yoldan etkileyecek davranıştır. Bu ifadeler bazen özel isim, bazen lakap, bazen künye, bazen de meslek belirten kelimeler olur. Makama mütenasip ama muhataba iltifat sayılacak seslenişler her zaman tercih nedenidir. Mesela, Hz. Peygamber’in hanımı Hz. Aişe’ye (r.a.) bazen “ya Aişe”, bazen de “ya Humeyra” dediğini biliyoruz. “Hattab’ın oğlu” tabirini kullandığı gibi; “ey Muhammed ümmeti”, “ey insanoğlu”, “ey Allah’ın kulları”, “ey Kureyş topluluğu” gibi genel hitap ifadeleri de kullanmıştır. Bu ifadeleri pek çok hadis ve siyer kaynağında bulmak mümkündür.

İletişim kurduğu insanların en güzel isimlerini ve hoşlandıkları özelliklerini dikkatlere sunarak iletişim kurmuş ve bu iletişimi böylece sevgi temeline dayandırma yolunu seçmiş ve sonuçta belagat ve etkinliğini ispatlamıştır. Bize düşen de onun yolundan yürümektir.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 350 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU