Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÇEVRESİ İLE İLETİŞİMİ -1

Ali SARIKAYA

19Ocak2017, 22:14

Ali SARIKAYA

         Peygamberlerin en önemli görevleri tebliğ idi. Bu görevi yaparken de en güzel iletişim yollarını bulup kullanması gerekiyordu. İnsanların gönlüne hitap etmesi ve onları hiçbir zorlama olmadan gönüllerini fethetmesi gerekiyordu. Bu hususiyetlerinden dolayı da harika bir iletişim tebliğ uzmanı idiler.

         Göze ilk gözüken kıyafetleri idi. Efendimiz (a.s.m.) sade giyinirdi. Süslü ve şatafatlı giyimden kaçınırdı. Bulabilenlere Cuma günü için normal elbisesinin dışında bir elbise giymelerini tavsiye etmiştir.1 Sadece bir tavsiyedir, emir değil. Çünkü o halktan birisidir. Onların bir parçasıdır. Onlar gibi giyinmektedir.

         Ses tonu onun önemli bir iletişim aracı idi. Konuşurken bütün yüzü ve ses tonu sevgi dolu olurdu. Onu dinleyen insan bu sevginin iksiri karşısında erir ve kendinden geçerdi.“İnsanlara yumuşak davranman da Allah’ın merhametinin eseridir. Eğer katı yürekli, kaba biri olsaydın, insanlar senin etrafından dağılıverirlerdi. Öyleyse onların kusurlarını affet, onlar için mağfiret dile ve işleri onlarla müşavere et! Bir kere de azmettin mi, yalnız Allah’a tevekkül et! Allah muhakkak ki Kendisine dayanıp güvenenleri sever.”2 ondaki bu sevgi ve şefkat dolu hali bu ayet-i kerime açık bir şekilde ifade etmektedir. Ses tonu içten ve semimidir. Yüzü, bakışları, mimikleri bu sevgiyi tamamlamaktadır.

         Bir bayram hutbesinde, mescidin arka bölümünde olup da sesini duyamayan kadınların yanına kadar gidip onlara “özel” seslenmesi, tebliğde onları da dikkate alması, mahrum bırakmaması, sevgi ve merhametin dışa vurumudur.

         Allah resulü, konu, konum ve duruma göre ses tonunu ayarlamış ve öyle konuşmuştur. Mesela, bir ağaç altında yatmakta iken kılıcını çekip onu uyandıran ve seni benden kim kurtaracak diyen müşrik bir adama karşı, “Allah!” diye haykırmış ve müşriğin kılıcının düşmesine ve afallayıp şaşkın kalmasına sebebiyet vermiştir.3

         Göz temasının ve bakmanın iletişimde çok büyük bir rolü vardır. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) konuştuğu kimsenin yüzüne bakarak konuşurdu. Başını çevirerek değil, bütün vücudu ile muhatabına döner ve öyle konuşurdu. Ölçüsüz bakışlardan da uzak dururdu. Yüzüne bakmamak onu kale almamak olduğu gibi, ölçüsüz bakış da karşıdakini rahatsız eder. Peygamber Efendimiz herkesi dikkate alır ve kimseyi de rahatsız edip rencide etmezdi.
        
Konuştuğu kimseyi iyi tanır, halini ahvalini iyi bilir ve öyle konuşurdu. Bu durum sonuç alma bakımından büyük önem taşımaktadır. İletişimin de sağlıklı kurulmasını sağlardı.

         Muhatabına daima güven verirdi. “Onların söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar, fakat o zalimler açıkça Allah´ın âyetlerini inkâr ediyorlar.”4 Ona inanmayanlar bile ona güvenirlerdi.

ali_sarikaya@yahoo.com

1 Ebu Davud, el-Cumua, 1/387

2 Ali İmran 3/159

3 Buhari, el-Meğazi, 32

4 En’am Suresi 33

Bu haber 369 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU