Aydın Osmaniye Gazetesi

GAYRİ MÜSLİMDEN İDARECİ VE DOST OLUR MU? (4)

Ali SARIKAYA

05Ocak2017, 19:49

Ali SARIKAYA

        Zimmi grup ile onları koruyacak olan zimmettarlar nasıl eşit olacaklardır? 1907-1911 yılları arasında doğudaki aşiretleri gezip onlara hürriyeti, meşrutiyeti anlatırken bu soru Said Nursi’ye de sorulmuştur. Verdiği cevap dikkat çekicidir. Şimdi o sual ve cevapları birlikte takip edelim.1

        “Sual: Gayr-ı müslimlerle nasıl müsavi olacağız?

             Cevap: Müsavat ise, fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır. Hukukta ise şah ve gedâ birdir. Acaba bir şeriat, "karıncaya bilerek ayak basmayınız" dese, tâzibinden men etse, nasıl benî Âdem'in hukukunu ihmâl eder? Kellâ... Biz imtisal etmedik. Evet, İmam-ı Ali'nin (r.a.) âdî bir Yahudi ile muhakemesi ve medâr-ı fahriniz olan Selahaddin-i Eyyûbî'nin miskin bir Hıristiyan ile mürafaası, sizin şu yanlışınızı tashih eder zannederim.

           “Sual: "Ermeniler zimmîdirler. Ehl-i zimmet, zimmettarlarıyla nasıl müsâvi olur?"

           Cevap: Kendimizi dev aynasında görmemeliyiz. Kabahat bizde. Tamamen zimmetimize alamadık, bihakkın adalet-i şeriatı gösteremedik. Şeriat dairesinde, hukuklarını istibdadın sünnet-i seyyiesiyle muhâfaza edemedik; sonra da istedik, kuvvetimiz kalmadı. Ben şimdi Ermenilere bir nev'i zimmî-i muâhid nazarıyla bakıyorum.

            Sual: "Ermeniler bize düşmanlık edip, hile ve hıyânet ediyorlar. Nasıl dostluk üzerinde ittifak edeceğiz?"

           Cevap: Düşmanlığın sebebi olan istibdat öldü. İstibdadın zevâliyle dostluk hayat bulacak. Size bunu katiyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir. Fakat mütezellilâne dost olmak değil, belki izzet-i milliyeyi muhafaza ederek, musâlaha elini uzatmaktır.”

        Şayet Ermenileri tarih sahnesinden tamamen silmek mümkün olursa onlara düşmanlığın size bir faydası olabilir. Bu da mümkün değildir. Öyleyse onlara düşmanlığın size bir faydası olmayacaktır. Bu unsurun insanlık tarihinin başından beri bizimle beraber yürüdüğünü, tarih sahnesinden silinmesinin mümkün olmadığını, Dilan aşiretinin bile bin yıldır Dilan olarak geldiğini söyledikten sonra onlarla neden dostluk kurulması gerektinin sebeplerini sıralamaktadır. 1907 yılının şartlarını da dikkate alarak bu gerekçeleri birlikte takip edelim:

            “Hem de onlar uyanmışlar siz uykudasınız. Rüyâ görüyorsunuz. Hem de fikr-i milliyette müttefik ve kavîdirler, siz ihtilâfla şimdilik boşsunuz. Hem de galebe etmek istiyorsanız; onlar, sizi mağlûb ettiği silâh ile, yani akıl ile, fikr-i milliyet ile, meyl-i terakki ile, temâyül-ü adalet ile mağlûb edebilirsiniz. Bence şimdi kılınç vuran, o kılıncın aksi döner yetimlerine dokunur. Şimdi galebe kılınç ile değildir. Kılınç olmalı, lâkin aklın elinde... Hem de dostluğun sebebi vardır, zira komşudurlar. Komşuluk, dostluğun komşusudur. Hem de onlar uyandılar. Dünyaya yayıldılar. Terakkiyat tohumlarını topladılar. Vatanımızda ekecekler. Bizi medeniyete mecbur, terakkîye îkaz, bizdeki fikr-i milliyeti hüşyâr ediyorlar.

             “İşte şu noktalara binâen onlarla ittifak etmek lâzımdır. Hem de bizim düşmanımız ve bizi mahveden cehalet ağa ve oğlu zarûret efendi ve hafîdi husumet beydir. Ermeniler bize düşmanlık etmişlerse, şu üç müfsidin kumandası altında yapmışlar.

ali_sarikaya@yahoo.com

1Said Nursi, Eski Said Dönemi Eserleri, s. 244

Bu haber 346 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU