Aydın Osmaniye Gazetesi

CENNET VE CEHENNEM

Ali SARIKAYA

30Eylül2016, 17:49

Ali SARIKAYA

              İnsanlar hesaba çekilip Cennetlik ve Cehennemlik olanlar ayrıldıktan sonra "..Kainat da tasfiye ameliyatına uğrayacak, kötülüğü, şerri, zararı tevlid eden maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennemin; iyiliği, hayrı, nef'i doğuran maddelerin de diğer tarafa çekilmesiyle Cennetin teçhizatları ikmal edilecektir." (Nursi,İşaratü'l-İ'caz   s.192)

Cennet ve Cehennem çekirdek halinde mevcuttur. Tam teşkilatıyla kurulmamış olup ahirette kurulacaktır. Bir ağaç, bir küçük çekirdekte planlanıp programlandığı gibi, dünyanın merkezinde cehennemin çekirdeği vardır. (Keşfü’l-Hafa c.1, s.281; Müsnedü’l-Firdevs 2/114) Ahirette tam olarak açılıp teşekkül edecektir.

Cehennemin yaratılmış olduğu hususunda ehl-i sünnet ittifak halindedir. Yalnız tam olarak teşekkül etmediğini, şu anda çekirdek halinde mevcut olduğunu, ahiretle birlikte bu çekirdeğin tam olarak teşekkül edeceğini bildirmişlerdir.

Hem Cennet hayatı nuraniyet sırrına mazhardır. Bu sır ile nasıl ki Cebrail (a.s.) binlerce yerde bulunabilir; Peygamberimiz haşirde bütün ümmetiyle bir anda görüşür; velilerden "abdalan" kısmı bir anda birçok yerde görülür; herkes rüyada bir anda bir çok yerde gezebilir; aynen bunun gibi Cennette de çok süratli bir hayat yaşanacaktır. O kadar geniş bir mülkü dolaşmak zor olmayacaktır.

Cennette lüzumsuz, özü olmayan kabuk türü ve fuzuli maddeler olmayacaktır. Cennet ehlinin yeme içmesinden sonra kazuratı (dışkısı) olmayacağını Peygamber Efendimiz haber vermektedir. (Müslim, Cennet 18, (3835); Ebu Davud, Sünnet 23, (4741) Şu süfli dünya hayatında, en adi hayat sahibi olan ağaçlar çok güzel şekilde beslendikleri halde dışkıları olmuyor; en yüksek hayat tabakası olan Cennet ehli neden kazuratsız olmasın? (Nursi, Sözler  s.461)

Cennette takvadan doğan mertebeler olacaktır.

Dünyanın bin sene en mutlu hayatı, bir saat Cennet hayatına mukabil gelmez. Bu Cennet hayatının da bin senesi, bir saat Allah’ın cemalini seyretmeye denk gelmez. İşte Cennet, böyle bir gerçek saadetin adıdır. İnsanların baba yurdu burasıdır.

Cennette varidatla masarif denk olduğu için yıpranma ve ihtiyarlama olmayacaktır. Ruh, cesetle kâmil manada alaka peyda ettiği için arıza, özür ve yokluk kabul etmeyecektir. Ayrılık olmayacaktır. Allah’ın bahşedeceği bir ebediyetle ebedi olarak yaşayacaktır.

Cennet, kendisine itaat eden kullarına Allah’ın ikramıdır. Yapılan ibadetler, Cennet’i kazanmaya yetmez. Cennet ibadet karşılığı değildir. Allah’ın kendisine itaat eden kullarına ikram olarak verdiği bir nimettir.

Cehennemin varlığı, rahmet, adalet ve hikmet ölçülerine zıt değildir. Nasıl, bin masumun hakkını çiğneyen zalime ceza vermek; yüz koyunu parçalayan canavarı öldürmek adalet içinde bir rahmettir. Zalimi ve canavarı cezalandırmamak, affetmek yüzlerce merhametsizliktir. Allah’ın, Esmai-i Hüsna’sının tecellilerini inkâr ederek o isimlere ve onların tecellilerine, yani bütün varlıkların haklarına saygısızlık etmiş birisini kim affedebilir? Şefkatli bir gül goncası gibi korunmuş, nazlı bir yavru gibi beslenmiş, bütün bunların arkasından kendisini koruyup besleyeni inkâr etmiş birine, hiç ceza vermemek, aferin iyi ettin demek mümkün mü? Hiç bir adalet duygusu bunu kabul eder mi? Böyle bir fiil için Cehennem gibi bir sonuç kaçınılmazdır. İşte, küfür, öyle bir cinayettir ki, affa kabiliyeti yoktur. Cehennemin vücuduna delil olduğu gibi cezası da ancak Cehennem’dir. (Nursi,Şualar  s.206-207)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 276 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU