Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

AHİRETE İMAN

Ali SARIKAYA

22Temmuz2016, 21:55

Ali SARIKAYA

İnsan bir yolcudur. Yolculuğu, ruhlar âleminden başlıyor, anne karnından, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, haşirden ebediyete yani, Cennet ve Cehenneme kadar yoluculuğu devam eder. Bu yolculuğun en iyi azığı, iman, salih amel ve takvadır. Bu dünyaya gelirken getirmediklerini bu dünyadan ayrılırken de götürmeyecektir.

Şu âlemde her şeyin kıymeti ebedilik düşüncesi ile ortaya çıkmaktadır. Ebedilik düşüncesi olmazsa hiçbir şeyin kıymeti kalmaz. Var olan bütün kutsi kavramlar ters yüz olur. Nimetler, nimetsizlik haline döner. Hesap vermenin olmadığı bir hayatta, insanları frenlemek, doğrulara yönlendirmek, helalinden kazanıp helal yolda harcamalarını sağlamak mümkün olmaz. Yani, ahiret inancının olmadığı yerde insanların teröre bulaşma ihtimali çok yüksektir. Ahirete iman, bir otoriteye bağlı olmayı ve ona hesap vermeyi zaruri olarak kabul eder. Hiç bir otoriteye bağlı olmayan ve hiç bir yere hesap vermeyecek olduğunu düşünen insandan daha tehlikeli ne olabilir?

Ahiret ne ifade etmektedir?

 

Vücudumuzda her an yüzlerce hücre ölmekte ve yerine yenileri gelmektedir. Gidenler vazifelerini tamamlamanın verdiği şevk ile gitmekte, gelenler ise devraldıkları vazifeyi aksatmadan devam ettirmenin şevk ve gayreti içinde işlerini yapmaya devam etmektedirler. Vücudumuzda yüzlerce ölme ve dirilme örnekleri her an yaşanmaktadır.

         Duygularımız ebediyetin olması gerektiğini ilan etmektedir. Herkes vicdanına sorsa, bin sene mutlu bir hayat yaşayıp sonunda ebediyen yok olmayı mı istersin; yoksa altmış yetmiş sene mutluluk ve sıkıntı karışık bir hayat yaşayıp, sonra ölüp, sonra tekrar dirilip sonsuz ve ölümsüz bir hayatı mı tercih edersin diye sorulsa, şüphesiz ikinciyi tercih edecektir. Ebet için yaratılmış olan duygular, sonlu bir hayata razı olmazlar.

Midenin hal dili ile yaptığı duayı kabul edip, bin bir çeşit yiyecekleri yaratan Allah, bütün insanlığın ortak arzu ve isteği olan "ebediyeti” elbette yapacaktır. "Varlık" nimetini onlara tattırıp sonra da onları ebediyen "yok etmek” onun şanına yakışmaz.

İnsanlığın en mümtaz şahsiyetleri olan 124 bin peygamber "icma" ve "tevatür"le, ahiretin varlığını ve insanların oraya sevk edileceklerini haber vermektedirler.

Ahirete "ahiret" denmesinin sebebi, sonsuzluk yeri olmasıdır. Veya mahdut zamanlardan sonra olmasından dolayıdır. Yahut dünya günlerinin sonu olduğu içindir.

Dünyaya gönderilişimizin sebebi nedir?

 

Dünyaya gönderilişimizin ana sebebi imtihandır. Allah kullarını bir imtihana tabi tutmaktadır. “Galû bela”da verdiği söze ne kadar sadık kalacak bunu görmek istiyor.

Allah’ın isimlerinin en büyük tecelli yeri, aynası insandır. Esma-i Hüsna’nın hepsine aynalık etmektedir. Cennet’te kalsaydı, acıkmayacaktı, susamayacaktı, hasta olmayacaktı, duyguları gelişmeyecekti, günah işlemeyecekti, makamı sabit olacaktı. O zaman Allah’ın bazı isimlerini, mesela, Rezzak ismine, Tevvap ismine tam olarak aynalık edemeyecekti. Esma-i Hüsna’nın tamamına ayna olabilmesi için bu dünyaya gelmesi gerekiyordu.

Bir kutsi hadiste şöyle buyuruluyor: “Ben gizli bir hazine idim; bilinmek istedim, beni bilmeleri için mahlûkatı yarattım.” (Acluni, Keşfü'l-Hafa, II/132) Onu en iyi bilecek olan insandır. Bilmek üzere bu dünyadadır.

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 469 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU