Aydın Osmaniye Gazetesi

BAYRAMLAR RUHUN NEFES ALDIĞI ZAMANLARDIR

Ali SARIKAYA

05Temmuz2016, 11:15

Ali SARIKAYA

         Bayramlar neşe ve sevinç ifadesidir. Bayramlar zirvededir. Oralara basamak basamak çıkılmaktadır. Basamakları geçmeyenler zirvedeki bu sevinci hissedemezler. Belki zirvede olanlarla birlikte bulunurlar, ancak onların hissettiği sevinci hissedemezler. Bu manevi hazzı hissetmenin şartı, oraya giden yolu gitmiş ve yolda olabilecek meşakkatleri yaşamış olmaktır. Yani oraya kadar bir emek harcamaktır. Zahmeti çekip ücret almaya benzer. Zahmet çekmeden ücret alan insan, o ücretin hazzını yeteri kadar tadamaz.

         Bayramlar ruhun nefes aldığı zamanlardır. Dünya meşgaleleri ile yorulan, yığınla problemin altında ezilen insan ruhu bayramlarla derin bir nefes almaktadır. Dostluklar perçinlenmekte, unutulanlar hatırlanmakta, yaşlılar ve kimsesizler aranmakta, kalabalıkların arasında yalnız yaşayanlar bayram vesilesi ile tekrar kalabalıkların arasına katılmaktadır. Hayatın ağır yükü altında ezilenler, birkaç günlüğüne de olsa, dağın zirvesine çıkmış, çiçeklerin arasında derin bir nefes almış gibi olmaktadır.

         Bayramlar paylaşmadır. Maddi imkânlarını paylaştığı gibi, mutluluklarını, sevinçlerini, gönülleri coşturan sevinç dalgalarını paylaşmaktır. Unutulan dostlukları tazelemektir. Bayramlar bahar gibidir. Gönüllerde çiçekler açtırır.  Mis gibi kokan bir gül bahçesini andırır. Yağmurun inmesi ile toprağın o harika kokusu, toprağın güller ile gülümsemesini benzer. Çorak sinelerde bile güller açılmasını sağlar. Mutluluk rahmet damlaları olarak gönülleri yeşertir, çiçeklerle bezer.

         Hayatın önemli bir parçasıdır paylaşmak. Bazı şeyler paylaştıkça artar. Neşe ve sevinç de böyledir. Azalacak diye endişelenmeye mahal yoktur. Yayıldıkça yüzlerde güller açar, alı moru birbirine karışır. Bir bahar bahçesi olur yüzler. Hele o çocukların kendini taçsız kral sandığı ilgi ve alaka yok mu? Hayatın tam orta yeridir. Mutluluğun harman yeridir. Bolluk ve bereketin sağanaklaştığı andır.

         Şehrin gürültüsü içinde, ruhun ihtiyaçlarını unutmuş, meşgalelerin fazlalığı ve işin stresi altında ezilen insanların, senede birkaç gün de olsa kendini bulduğu, huzuru yakaladığı, paylaşmayı yaşadığı müstesna zamanlardır. Hayatın hay huyu içinde yuvarlanıp giden, çevresi ile alakası neredeyse kopma noktasına gelen insanın çevresini hatırladığı, eşini dostunu hatırladığı, çocuklarını hatırladığı anlardır. Onlara karşı sevgi ve muhabbetini gösterdiği zamanlardır. Belki insan bunun kıymetini hissetmeyebilir, bir de karşı tarafındakilere bunu sormak lazım. Onlar için bu ne kadar kıymetlidir, tarif edilmez.

         Hayat çok kısa, meşgaleler ve meşakkatler çok fazla, geçim sıkıntısının bazen fırtınaya dönüşmektedir. Önüne kattıklarını süpürüp götürmektedir. Rüzgarın etkisi ile kuruyan dudaklar, solgunlaşan yüzler, kısa bir süreliğine de olsa pembeleşmekte, alı al, moru mor olmakta, gülücüklerle güller açtırmaktadır. Bunlar hayali cihan değer şeylerdir. Yaşanması ise gönülleri mest eden şeylerdir.

         Eşi ve çocukları ile yeteri kadar ilgilenemeyen aile reisleri, büyük bir fırsat yakalamakta, onları memnun edecek işleri yapabilecek bir fırsat elde etmektedir. İlgisizlik bir çeşit iticiliktir. Araya soğukluk girmesine fırsat vermektedir. Bayramlar bu iticilikleri, önemsiz görülen şeyleri tekrar kral tahtına oturtmakta, onların çok değerli olduğunu hatırlatmaktadır.

         Kadir gecenizi can ü gönülden tebrik ediyorum. Bin aydan hayırlı neticeler vermesini Rabbimden niyaz ediyorum.

         Bayramın bayram gibi yaşanmasını, gönüllere mutluluk ver huzur vermesini diliyorum. Herkesin bayramını kutluyorum.

         Sağlık ve afiyetle, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlara kavuşmak dileğiyle…

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 384 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU

      NÖBETÇİ ECZANE