Aydın Osmaniye Gazetesi

KURAKLIK VE YAĞMUR DUASI

Ali SARIKAYA

07Ocak2016, 22:33

Ali SARIKAYA

         Çukurova’nın içinde bulunduğu önemli sıkıntılarından birisi de kuraklıktır. Uzun zamandan beri yağmur yağmamaktadır. Allah’ın rahmeti, bereketin ve bolluğun başlangıcıdır. Şu anda ise kuraklık ciddi bir sıkıntı olarak durmaktadır. Allah’tan dua ve niyazımız, rahmet yüklü bulutların gelmesi ve mağduriyetlere yol açmadan bolluk ve berekete zemin hazırlamasıdır.

         Yağmursuzluk bir musibettir ve yanlış yapılmış işlere verilen bir cezadır. Çoğu zaman insanların genelinin işlemiş olduğu hatalara ceza olarak gelmektedir. Umumi hataların sonucu verilen bu tür sıkıntıların bedeli de yine umumi olarak yapılacak dua ve istiğfarlarla giderilecektir. O bakımdan yapılan yanlışların düzeltilmesi, pişmanlık ve tövbe ile Allah’ın rahmetine iltica edilmesi çok önemlidir. Sünnete uygun şekilde dua edip Allah’a iltica etmekten başka çıkar yolu da yoktur. (Emirdağ Lahikası, Sayfa 33)

         Bilinen hatalar varsa onları düzelttikten sonra yağmur duasına çıkmak, acizliğini ve fakirliğine Allah’a arz etmek, naz suretinde değil niyaz ile dua etmek gerekir. Yağmur namazı ve duası yağmuru getirmek için değildir. Kuraklık, o namaz ve duanın vaktidir. O vakit geldiğinde o ibadetler yerine getirilir. Nasıl ki güneşin batması akşam namazının vaktidir. Kuraklık da yağmur namazı ve duasının vaktidir. O ibadetin vakti girmiş olduğu için o ibadet yapılır ve sırf Allah öyle emrettiği için yapılır.

İbadet ise, sadece Allah rızası için yapılmalıdır. Eğer yağmur namazı ve duası yağmuru getirmek için yapılırsa, ihlasla yapılmamış olduğu için kabule layık olmaz.

İnsan böyle sıkıntılı zamanlarda aczini ve fakirliğini anlar, Allah’a olan ihtiyacını daha fazla hisseder. Dua ile, niyaz ile Allah’ın dergahına iltica eder. Dualar birçok defa edildiği halde kuraklık ve yağmursuzluk devam ediyorsa duamız kabul edilmedi denilmeyecek, belki duanın vakti ‘kaza’ olmadı, duaya devam etmemiz gerekiyor denilmelidir. (Sözler, Sayfa 287) Eğer Allah, fazl ve kereminden o kuraklığı kaldırıp yağmuru gönderse, nurun ala nur olur ve o ibadetin vakti biter, vakti ‘kaza’ olmuş olur.

“Demek duâ, bir sırr-ı ubûdiyettir. Ubûdiyet (kulluk) ise, hâlisen livechillâh olmalı. Yalnız aczini izhâr edip, duâ ile Ona ilticâ etmeli; Rubûbiyetine karışmamalı. Tedbîri Ona bırakmalı, hikmetine itimad etmeli, rahmetini ittiham etmemeli.” (Sözler, Sayfa 287)

Allah’tan niyazımız, bereketli bir yağmur göndermesidir. Yağmurun gelmesine kadar da dua ve ibadete devam etmeliyiz. “O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra, yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, hakiki dosttur, övülmeye layık olandır.” (Şûrâ  42/28)

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 463 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU