Aydın Osmaniye Gazetesi

MissSare

“GEZDİM HALEP İLE ŞAMI”

Ali SARIKAYA

26Kasım2015, 22:58

Ali SARIKAYA

          Yunus Emre, dünyanın önemli merkezlerinden birisi olan Şam hakkında ne güzel söylemiş:

         “Gezdim Urum ile Şam’ı

Yukarı illeri kamu

Çok istedim bulamadım

Şöyle garip bencileyin”

Bir dönem ilmin merkezi, hilafetin merkezi, içinde yüzlerce sahabeyi barındıran, onların manevi feyzinden bereketlenen Şam, bugün kan ve gözyaşı selinde boğulmak üzere. Yangını söndürmesi gerekenler yangına körükle gidiyor. Garipliği iliklerine kadar hissediyor. Bu mübarek beldeye karşı diller suskun, akıl ve mantık suskun. Bir dönem Hülagu fitnesine maruz kalan Bağdat böyle olmuş ve İslam dünyasının geleceğini karartmıştı. Şimdi de Şam bu rolü oynuyor, İslam dünyasının geleceğini dokuyor. Bir menfaat uğruna insanlığın ölümünü seyredenlere, merhameti kan ve kinin içinde boğanlara Yunus Emre ne güzel demiş. Biz şiirdeki “ilim” kelimesini “mal mülk” ile değiştirerek okuyoruz.

“Gezdim Halep ile Şamı,

Eyledim “mal mülk”  talep,

Meğer “mal mülk” bir hiç imiş,

İllâ edep illâ edep.”

Âhirzaman ile ilgili hadislerin birçoğunda Şam ve çevresi söz konusu edilmektedir. Bunun bir anlamı da bu bölgede büyük yıkımların olacağı, fitne ve fesadın bu bölgede kol gezeceği anlamına gelmektedir. Deccalizmin faaliyet merkezlerinden birisinin Şam ve havalisi olacağı Hadislerde haber verilmektedir. Deccal fitnenin başı olduğuna göre, bu bölgede büyük fitneler meydana gelecek demektir. Burası bir enerji köprüsüdür ve bu yüzden başından bela eksik olmamaktadır.

“İsa bin Meryem, iki eli iki meleğin omuzunda olarak Şam'ın doğusundaki minareye inecektir. Nefesinin ulaştığı her kâfir ölecektir. Deccalı da arayıp bulacak ve Lüd kapısında öldürecektir.(Müslim, Fiten: 110; Tirmizî, Fiten: 59, 62; İbni Mâce, Fiten: 33; Müsned, 2:66; 6:455-456. )

Şu anda Şam ve çevresindeki oynanan oyun tam bir deccal oyunudur. Deccallığın en büyük temsilcisi olan Rusya oradadır. Deccalın mensubu olduğu Yahudi’nin eli oradan hiç çıkmamaktadır. İkinci Avrupa ki, zulmün, merhametsizliğin, insaniyetperverlik görüntüsü altında vahşetin en gaddar şeklini uygulamaktadır, pis menfaati uğruna milyonlarca masumun kan ve gözyaşının akmasına sebep olmaktadır. Burada İran’ın tavrı ibretliktir. Bunların arasında ne işi var?

Hz. İsa’ın (a.s.)gelmesinin bir tezahürü, akla, ilme ve hakikate ters düşen ve Hristiyanlığa sonradan eklenmiş olan hurafeleri temizleyip, Hıristiyanlığı bunlardan arındırıp İslâmiyet’e dönüştüreceğine, teslisten kurtaracağına işaret etmektedir. Şu halde Suriye ve çevresindeki ateşi söndürecek olan İslam’a yanaşmış, teslis inancından kurtulmuş birinci Avrupa ile Müslümanların ittifak etmesi olacaktır. İsa’nın (a.s.) Mehdiye uymasının bir anlamı da Hristiyanlığın hurafelerinden kurtulup İslam’ın tevhid inancına gelmesi olarak anlaşılmasıdır.

Hadiste Lüd kapısının özellikle zikredilmesi İslâmın Yahudîlere (Deccal da Yahudîdir) galebe çalacağını göstermektedir. Çünkü Yahudîler en geniş şekliyle Deccalizmi temsil etmektedirler ve Lüd onların hâkimiyeti altında bulunmaktadır. (İbni Kesir, Nihayetü'l-Bidaye, 1:158.)

Rivayetler, ayak bastığı her yeri, uğradığı her bölge insanını manen bozup toplum hayatı için birer felâket unsuru haline getiren Deccal ve taraftarlarının çılgınlık derecesine varan zulüm ve haksızlıklarının boyutunu burada fiilen ortaya koymaktadır. Onun hakkından Hz. İsa gelecektir. Evet, büyük Deccalı, o öldürecektir. Bediuzzaman’ın deyimiyle ‘Müslüman İseviler’ bu zulme seslerini yükseltmek zorundadırlar.

"Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracî harikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden (büyüleyip emri altına alan) o dehşetli Deccalı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mûcizatlı ve umumun makbûlü bir zât olabilir ki; o zât, en ziyade alâkadar ve ekser insanların peygamberi olan Hz. İsa Aleyhisselâmdır. (Nursî, Şuâlar, s. 506)

“Evet, "Alem-i insaniyette inkâr-ı ulûhiyet (Allah'ı inkâr) niyetiyle medeniyet ve mukaddesat-ı beşeriyeyi zîr ü zeber eden Deccal komitesini, Hz. İsa Aleyhisselâmın din-i hakikîsini İslâmiyet hakikatıyla birleştirmeğe çalışan hamiyetkâr ve fedâkâr bir İsevî cemaati nâmı altında ve ‘Müslüman İsevîleri’ ünvanına lâyık bir cemiyet, o Deccal komitesini, Hz. İsa Aleyhisselâmın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak; beşeri inkâr-ı ulûhiyetten kurtaracaktır."( Nursî, Mektûbât, s. 413)

         Ne zaman, Hıristiyanlık dini üçlü bir Allah inancından kurtulup tek bir Allah inancına yönelecek, bir kısım hurafe ve saçmalıklardan arınacak, İslamiyet’e inkılâb edecek, Kur'ân'a teslim olacak ve birlikte büyük bir kuvvet kazanacaklar ve dinsizlik fikrini yok edeceklerdir. Ancak her şey sebepler tahtında olacaktır. Bunların olağanüstü bir tarzda meydana gelmesini beklemek yanlıştır. Bunun zeminini hazırlamak gerekmektedir. Hikmet dünyasında yaşadığımızı unutmadan…

Suriye’deki olaylara bir de bu pencereden bakmaya ne dersiniz!

ali_sarikaya@yahoo.com

Bu haber 647 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

      RESMİ İLANLAR

      KÖŞE YAZARLARI

OKULLAR AÇILIYOR20Eylül2017

      HABER ARA


Gelişmiş Arama

     HAVA DURUMU